(818 S. K. m. 87)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı ve vekili avukat Kaan Mumcuoğlu ile davalı vekili avukat Özgür Salman'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalıya 15.000.000.000 TL. borçlarına karşılık senet düzenleyip verdiklerini, borcun 12.500.000.000 TL. nı ödediklerini ve bununda bononun arkasına yazıldığını, ne var ki davalının bononun arkasına yazılan yazıyı karalayıp, üzerine de pul yapıştırarak, senedin tamamının ödetilmesi için haklarında icra takibinde bulunduğunu, ileri sürerek, davalıya 2.500.000.000 TL. borçlu olduklarını, kalan kısım için ise borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların borcun bir kısmını ödediklerini yazılı belge ile ispat etmeleri gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların keşideci olarak imzaladıkları 20.12.2000 tanzim, 20.1.2003 vade günlü 15.000.000.000 TL. bedelli senedin davalıda bulunduğu ve senedin arkasına iki satır halinde yazılan yazının okunmayacak biçimde karalandıktan sonra, üzerine pul yapıştırılmak suretiyle senedin tamamı üzerinden icra takibine geçildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacılar, takibe konu edilen 15.000.000.000 TL. borcun, 12.500.000.000 TL. nın ödediklerini ve bu ödemenin de senedin arkasına yazılarak altının davalı yanca imzalandığını, ne var ki, bu yazılı ibarenin, karalanarak, üzerine de pul yapıştırıldığını, bu sebeple davalıya 2.500.000.000 TL. dışında borçlarının bulunmadığının tespiti için bu davayı açmışlardır. Davalı ise, gerek davaya cevabında, gerekse yargılama aşamasında, davacıların bu açıklamalarına detaylı biçimde yanıt vermemiş, yalnızca borcun ödendiğinin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; bilirkişi 22.9.2003 günlü raporunda senet arkasında mevcut Ali Atsız yazısı ve altındaki imzanın kalemi ile yazılmış, iki sıra halinde üzeri helozonik biçimde, farklı mürekkepli bir kalem ile karalanmış yazı bulunduğunu, iki satır halindeki yazının okunmasının önlenmesi maksadı ile farklı bir kalemle karalanarak tahrifat yapıldığını bildirmiştir. Davalı ise, yargılamanın hiçbir aşamasında senedin arkasındaki imzanın kendisine ilişkin olmadığı yolunda bir beyanda bulunmamıştır. BK. 87. maddesine göre borcun tamamı ödenmemiş veya senet alacaklıya başka hakları da vermekte ise borçlu ancak makbuz verilmesini ve ödemenin senede dercini isteyebilir hükmü karşısında borcun tamamı ödenmediğine göre ve bu yapılan ödeme karşısında makbuzda verilmediğine göre tediyenin senedin arkasına yazıldığının kabulü zorunlu hale getirir. Senet, davalı alacaklının elinde bulunduğuna göre, senedin arkasındaki yazının okunamayacak biçimde kamufle edildiği anlaşıldığından davalının sorumlu tutulması, değişik bir anlatımla davacıların iddia ettikleri 12.500.000.000 TL.'nın davalıya ödendiğinin kabulü gerekir. Esasen ülkemizde de, kısmi ödemelerin senedin arkasına dercedildiğide yaygın bir teamüldür. Hal böyle olunca mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 30.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy