(818 S. K. m. 165, 167) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı, davacı tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Talih Uyar gelmiş diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dışı Cidal A.Ş.nin yine dava dışı Ali Rıza Seysan ve Sesa Seysan'dan aldığı 2.500.000.000 TL. için kefil olarak taşınmazını teminat gösterdiğini bu nedenle 14.10.1993 tarihinde ipotek akdi yapıldığını ne var ki 20.12.1994 tarihinde borçlu Cidal A.Ş.nin alacaklı olan Ali Rıza ve Seza Saysen'e 2.500.000.000 TL. sını ödemesine rağmen, 20.12.1994 tarihinde dava dışı Mehmet Yılmaz'a onun tarafından da 27.3.1995 tarihinde davalı Emin Ufuk Kahyaoğluna devir ve temlik edilen ipotek nedeniyle işlemiş faizleriyle birlikte takip başlatıldığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Ramazan Üzgün dava dışı Cidal A.Ş.nin 10.5.1994 tarihinden önceki temliki olduğunu, bu tarihten itibaren ise şirketle ilişkisi kalmadığını öne sürerek hakkındaki davanın husumet nedeniyle, diğer davalı ise davacının dayandığı ödeme makbuzunun kendisini bağlamayacağını belirterek davanın esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, Ramazan Özgün aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise, asıl alacaklılara karşı açılan bir dava bulunmadığından asıl borç yönünden talebin reddine, 14.10.1993 tarihli ipotek akit tablosunda %10 aylık faizin belirlendiği gerekçesiyle de davacının faizle ilgili talebinin kısmen kabulüne, 3.110.000.000 TL. faiz borcu olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan Emin Ufuk Kahyaoğlu tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, dava dışı Cidal A.Ş.nin dava dışı Ali Rıza ve Seza Seysen'den ödünç aldığı 2.500.000.000 TL. nın 20.12.1994 tarihide Cidal A.Ş. tarafından ödendiğini, bu itibarla asıl borç ve faizlerinden sorumlu olmadığını ileri sürerek, borcun ödendiğine ilişkin alacaklıların imzasını taşıyan 20.12.1994 tarihli ödeme belgesini ibraz etmiştir. Alacaklılar Ali Rıza ve Seza Seysen 25.000.000.000 TL. lık ipoteğin tamamını 20.12.1994 tarihinde Mehmet Yılmaz'a Mehmet Yılmaz da 27.3.1995 tarihinde bütün hak ve vecibeleri ile birlikte, gayri kabili rücu kaydıyla davalıya devir ve temlik etmiştir. Alacağın temliki niteliğinde olan bu hukuki işlemler borçlunun muvafakatine bağlı değildir. Borçlar Kanunun 165.maddesi gereğince alacağın temlik edildiği borçluya bildirilmezse, önceki alacaklıya iyi niyetle yapılan ödeme borçluyu borcundan kurtarır. Aynı Kanunun 167 maddesi hükmüne göre de borçlu, temliği öğrendiği zaman temlik edene karşı haciz olduğunu defileri temellük edene karşıda ileri sürebilir. Örneğin ifa, ibra, takas ve gibi nedenlerle borcun artık mevcut olmadığını öne sürerek ifadan kaçınabilir. Alacağı devralanın iyi niyetli olması, yanı borçlunun temlik edene karşı ileri sürebileceği defi veya itirazlarının varlığını bilmemesi de kural olarak sonucu değiştirmez. Dava konusu olayda ipotekli alacağın temlikinin borçluya bildirip bildirilmediği belli değildir. Mahkemece 20.12.1994 tarihli belge gereğince ödemenin yapıldığı kabul edilmişse de, davalının belgeye ilişkin itirazları üzerinde durulmamıştır. Ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. O halde mahkemece tüm bu açıklanan hususlar üzerinde durulmamış sonucuna ve Borçlar Kanununda düzenlenen alacağın temliki hükümlerine göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 27.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy