(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 101) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı duruşmalı davalı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Tufan Suyabatmaz gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulanan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan haricen satın aldığı aracın icrada haczedilerek elinden alındığını, satış bedelinden ödemiş olduğu 5.350.000.000 TL. nın geri verilmediğini ileri sürerek bunun ödeme tarihlerinden faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, yetki itirazı ile birlikte satış bedelinden 5.350.000.000 TL. nın ödendiğini kabul etmiş, karşı dava ile davacının protokole uymaması nedeni ile zararının olduğunu, kullanım ve cam kırılması nedeniyle toplam 7.300.000.000 TL. nin davalıdan takas mahsubunu talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak kullanım bedelinin mahsubu ile 2.745.000.000 TL. nin ödeme tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece faiz başlangıcı ödeme tarihi alınmıştır. Oysa BK.nun 101. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı borçluyu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmiş değildir. Bu durumda mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken farklı ödeme tarihlerini içeren miktardan mahsup yapılmak suretiyle belirlenen miktar üzerinden kabule göre başlangıç tarihi belirgin olmayan ödeme tarihinden faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereği mahkeme kararının hüküm bölümünün 1 nolu bendinin 7. satırında yer alan (ödeme) kelimesinin hükümden çıkarılarak yerine (dava) kelimesinin eklenmesine, mahkeme kararının bu şekilde düzeltilmesine ve düzeltilmiş iş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 84.650.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 30.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy