(1136 S. K. m. 164, 167) (1086 S. K. m. 7, 427, 533) (2709 S. K. m. 153)
Dava: Hakan Çelik vekili avukat Yahya Arslan ile İSKİ Genel Müdürlüğü vekili avukat Harun Tuğrul aralarındaki dava hakkında İstanbul Barosu Hakem Kurulunca verilen 24.12.2003 gün ve 38-270 sayılı hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Harun Tuğrul gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının vekili olarak görev yaptığını, takip ettiği dava ve icra takiplerinden dolayı ücretinin eksik ödendiğini bildirip, 8.278.310.163 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Baro Hakem Kurulunca 6.917.367.000 TL.nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık avukatlık sözleşmesinden ve vekalet ücretinden kaynaklanmaktadır. 1136 sayılı avukatlık kanunun 4667 sayılı kanunun 80. maddesi ile değiştirilen 167. maddesinin 1. fıkrasına göre bu tür uyuşmazlıkların hukuku yargının yapıldığı yer barosu Hakem Kurullarınca çözümleneceği açıklanmıştır. Anılan madde hükmüne dayanılarak yanlar arasındaki uyuşmazlık da yargılamanın yapıldığı yer barosu Hakem Kurulunca incelenip sonuçlandırılmıştır. Ne var ki, kararın temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi 10.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 03.03.2004 tarih ve 2003/98 esas,2004/31 karar sayılı kararı ile Avukatlık Kanununun 4667 sayılı yasa ile değiştirilen 167. maddesinin 1. fıkrasının ilk tümcesinin iptaline karar vermiş, aynı kararının 1. bendinde ise 1.fıkrasının ilk tümcesinin iptali nedeniyle uygulama olanağı kalmayan maddenin kalan bölümlerinin de iptaline karar verilmiştir. Bu karar Anayasanın 153. maddesi gereğince Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiş olup iptal kararı ile uyuşmazlığın çözümü için görevlendirilen Baro Hakem Kurullarının Hukuki varlıkları son bulmuştur. Hal böyle olunca uyuşmazlığın Adliye Mahkemelerinde HUMK.nun hükümleri gözetilmek suretiyle çözümlenmesi gerekir.
Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Değinilen bu yön gözetilerek işin esası hakkında hüküm kuran Baro Hakem Kurulunun kararının HUMK.nun 533. maddesinin 3. bendi delaleti ile aynı kanunun 427. maddesi gereğince bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelere göre hükmü temyiz eden davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre bu aşamada diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy