(818 S. K. m. 535)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kâğıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ve vekilli Avukat E.Z. ile davacı vekili Avukat B.Ç.'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, murisleri babalarının oldukça zengin birisi olup, davalının ise 14 yıldır murislerinin yanında çalışan işçisi olduğunu, davalı ile murislerinin aralarında 15.6.1999 tarihinde noter huzurunda bir seracılık adi ortaklığı sözleşmesi düzenlediklerini, ortaklık sermayesinin 450.000.000. TL'nı murislerini, 50.000.000. TL'nı da davalının karşıladığını, murislerinin karşılıksız olarak kendine ait iki ayrı taşınmazını ortaklığa tahsis ettiğini, bu iki taşınmazdan biri üzerinde davalı yararına 30 yıl süre ile irtifak hakkı tesis ettiğini, edimler arasında aşırı nispetsizlik olduğu gibi murisin sözleşmenin 5. maddesindeki özel hükme dayanarak sağlığında davalıya gönderdiği ihtarnamesi ile sözleşmeyi fesh ettiğini ileri sürerek, gerek gabin hukuki nedenine dayalı olarak ve gerekse gönderilen fesih ihtarnamesi nedeniyle sözleşmenin feshine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıların murisleri ile aralarındaki ortaklığın 1985 yılından beri devam ettiğini, feshin haklı olmadığını, adi ortaklık ilişkilerinde edimler arasında denge gözetilemeyeceğini, kendisinin ortaklığa emeğini sermaye olarak koyduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların murislerinin sağlığında davalıya gönderdiği ihtarnamesi ile aralarındaki sözleşmeyi fesh ettiği, sözleşme kurulurken edimler arasında nispetsizlik bulunduğu, davalının murisi istismar ettiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacıların murisleri ile davalı arasında noterde düzenlenen 25.6.1999 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde hesapların her iki ortak tarafından günlük olarak tutulacağı, 5.maddesinde ortaklığın süresiz olduğu, ayrılmak isteyen ortağın üç ay önceden diğer ortağa ihbarda bulunacağı, 6. maddesinde her iki ortağın da idareci ortak olduğu, 11. maddesinde de tarafların ölümü halinde de ortaklığın devam edeceği hükme bağlanmıştır. Davacıların murisleri sözleşmenin 5. maddesi hükmüne dayanarak davalıya 29.2.2000 gününde gönderdiği ihtarnamesi ile akti fesh ettiğini bildirmiş olup, sözleşmede öngörülen üç aylık süre de bu davanın açılmasından önce dolmuştur. Davacıların murislerinin bu fesih iradesinin sözleşme hükümlerine ve BK 535. maddesi hükümlerine aykırı bir yönü olmayıp, fesih haklıdır. Haklı nedenlerle fesih halinde ortaklık, mahkemece ortaklığın feshine karar verilmesiyle son bulur ve fesih istemi tasfiyeyi de kapsar. Hal böyle olunca mahkemece her iki ortağın da idarece ortak olduğu dikkate alınarak ortaklık borçları ve alacaklarının tespiti yönünden taraflardan delil ve karşı delilleri sorulup toplanmalı, demirbaş ve emtiaların keşfen tespiti yapılmalı, konusunda uzman bilirkişiden taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, taksim mümkün ise ve bu konuda taraflar anlaşırlarsa aynen taksime, anlaşamazlarsa demirbaşların satılması, varsa öncelikle ortaklık borçlarının ödenmesi, kalan miktarın bulunması halinde taraflara sermaye paylarının iadesi, bundan sonra da kalan kâr payının mevcudiyeti halinde taraflara eşit olarak paylaştırılması ve bu şekilde ortaklığın tasfiyesine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin bu hususu göz ardı ederek sözleşmenin feshine karar vermesiyle yetinmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 375.000.000. lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 20.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy