(818 S. K. m. 84) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki borcun saptanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödeyemediğini, hakkında icra takibine girişildiğini, 4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesindeki düzenlemeden yararlanmak için başvurduğunu ancak hesaplamanın fahiş yapıldığını ileri sürerek borcun tespitine, ödemelerinin mahsubuna ve taksitlendirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka azalan bakiyeye göre hesaplama yapılıp davacıya bildirildiğini, davacının sadece başvuruda da bulunup başkaca işlemi olmadığını, yasadan yararlanmayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 4.244.963.047.-TL borçlu olduğunun tespiti ile aylık 353,746,920.- TL taksitlerle tahsiline 08.07.2003 tarihindeki 272.400.000.-TL ödemesinin de indirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Hükme esas alınan bilirkişi raporunu Banka Sigorta muamele vergisi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hariç olmak üzere 4.244.963.047.-TL olarak belirlemiş, mahkemece de davacının borcu bu miktar olarak kabul edilmiştir.
Oysa 4822 sayılı Yasanın geçici 1.maddesi tahsil harcı, icra masrafları, faizin Banka Sigorta Muamele Vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından anılan madde gereğince temerrüt tarihindeki asıl alacak ve akdi faizden oluşan giydirilmiş ana para alacağına yıllık % 50 gecikme faizi, faizin BSMV uygulanmak, davalı tarafından yapılan icra takip, harç ve giderleri ile buna ilişkin vekalet ücreti ilave edildikten sonra davacının borcunun belirlenmesi gerekir. Yasanın yürürlüğe girmesi öncesi olan ödemelerde B.K.nun 84. maddesi gözardı edilmemelidir. İşte belirlenecek olan bu miktar 12'ye bölünmek suretiyle aylık taksitlendirmelere gidilmesi gerekirken Dairemizin uygulamalarına uygun düşmeyen bilirkişi raporuna itibar ederek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.)bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy