(818 S. K. m. 84) (4822 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki borcun saptanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödeyemediğini, hakkında icra takibine girişildiğini, 4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için başvuruda bulunduğunu ancak hesaplamanın fahiş yapıldığını ileri sürerek borcunun tespiti ile taksitlendirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka, azalan bakiyeye göre hesaplama yapıp bildirdiğini, davacının sadece başvuruda bulunup başkaca işlem yapmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, takibe konu borcun 1.661.821.893.-TL olduğunun 14.04.2003 tarihinde başlayan aylık taksitlerin 138.485.158.-TL olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dava, 4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesine dayalı olarak açılan borç tespitine ilişkin olup, davacı kredi kartından doğan borcunu süresinde ödemeyerek temerrüde düştüğü ihtilafsızdır. Mahkemece de benimsenen bilirkişi raporunda borç ve taksit miktarları temerrüt tarihinden itibaren hesaplama yapılarak belirlenmiş ise de, 4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin varsa icra masrafları, faizin gider vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığını göz önüne almaksızın bu ve benzer giderler hesaplamaya dahil edilmemiştir.
Oysa temerrüt tarihinden itibaren asıl alacak ve akdi faizden oluşan anapara alacağına yıllık % 50 gecikme faizi uygulandıktan sonra banka sigorta muamele vergisi uygulanmak, icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve faizin banka sigorta muamele vergisini borca ilave etmek, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerin de B.K.nun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihleri itibariyle borçtan mahsup etmek suretiyle bulunacak alacak tutarının 12 eşit takside bölünmesi gerekirken bu hususlar göz önüne alınmaksızın eksik olarak hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy