(Bağ-Kur Sağlık Sigortası Yardımları Yön. m. 17, 24)
Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı kurum ile aralarında ilaç satım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin eczanede sağlık karnesi ve fazla ilaç küpürü bulunduğundan 60 gün süreyle fesih edildiğini, feshin haksız olduğunu ileri sürerek fesih işleminin geçersizliğine yürürlülüğün devamına, muarazanın menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işlemin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tek taraflı fesih olabileceği, hukuki dayanağı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, Maliye Bakanlığı ile Türk Eczacılar Birliğinin imzaladığı protokol hükümlerine uygun olarak sözleşme ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı kurum sahte reçete düzenlendiği gerekçesi ile sözleşmeyi fesih etmiş, davacı fesih işleminin geçersizliğini istemiştir. Davalı kurum fesih işlemi ile kendisi ve diğer kamu kuruluşlarını da etkiler şekilde davacı ile muaraza yaratmıştır. Bu nedenle dava açmakta davacının hukuki yararı vardır. Davacı tarafından açılan dava mahiyeti itibariyle muarazanın meni niteliğindedir. Dairemizin istikrarlı uygulaması da bu yöndedir. Mahkemece, işin esasına girilerek ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy