(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı Bağ-kur, Sigortalıları olan davalı Bilal Başbuğ'un davalı Üniversite hastanesinde yatarak tedavi gördüğünü, tedavisi esnasında reçete edilen 80 kutu ilaçtan 15 kutusunun kullanıldığını, kendilerinin 80 kutu ilaç bedelini eczaneye ödediklerini, hastahanenin tedavi için gereken özen ve dikkati göstermeyerek sigortalı davalının fazladan ilaç kullanmasına neden olduğunu ileri sürerek 4.071.668.968 TL. nın her iki davalıdan birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı Bilal Başbuğ, hastahane tarafından reçete edilen ilaçları aldığını, taburcu olduğunda artan ilaçların kendisine iade edilmediğini savunmuş, diğer davalı hastahanede ilaçların tıbbi zorunluluk sonucu alındığını, 65 kutu ilacın kullanılmadığını, davacı kurumun artan ilaçları iade almaması nedeniyle hastahane eczanesine devredildiğini, ilaçların hastahane eczanesine devredilmemesi ve başka bir hastada kullanılmaması halinde ziyan olacağını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporlarında kusurlu ve yanlış tedavi ve buna bağlı fazla ilaç kullanımının bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı kurum sigortalısı olan davalı Bilal Başbuğ'un diğer davalı hastahanede yatarak tedavi gördüğü, bu tedavisi esnasında reçete edilen ve bedeli davacı tarafından ödenen 65 kutu ilacın kullanılmadığı ve davalı hastanenin eczanesine devredildiği ve bilahare bir başka hasta için kullanıldığı dosya içindeki belgelerden ve tarafların beyanlarından anlaşılmaktadır. Davada çözümlenmesi gereken sorun, 65 kutu ilacın bedelinden davalıların sorumlu olup olmadığı hususudur. Hemen belirtmek gerekir ki davalı Bilal Başbuğ, hastahane tarafından reçete edilen ilaçları aldığı ve artan 65 kutu ilaçta hastahanede kaldığı için bu ilaç bedellerinden sorumlu tutulamaz. Bu itibarla mahkemenin davalı Bilal hakkındaki red kararı doğrudur. Bilirkişi raporlarında tedavinin doğru olduğu ve fazla ilaç kullanılmadığı bildirilmesine rağmen, artan 65 kutu ilacın hastahane eczanesine devredilerek başka bir hastaya kullanıldığı davalı hastahanenin beyanından anlaşıldığına göre davalı hastahane bu 65 kutu ilaç bedeli kadar sebepsiz zenginleşmiştir. Çünkü davalı hastahane herhangi bir bedel ödemeksizin bu ilaçları sahiplenmiştir. Davacı kurumun bu ilaçları almak istememesi de bu sonucu değiştirmez. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davalı hastahanede kalan 65 kutu ilaç bedeli yönünden davalı üniversite hastanesi hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı hakkındaki davanın da reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 22.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy