(765 S. K. m. 491, 492, 493)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacılar arazi sulamada kullanılan trafo nedeniyle elektrik abonesi olduklarını, tüketim bedellerini düzenli olarak ödedikleri halde 12.9.2002 tarihinde sayaçların ana mühürlerinin kırık olduğunu iddia ederek kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile 28.7.2002 - 12.9.2002 tarihleri arasında 47 günlük kaçak elektrik bedeli olarak 14.9.2002 günlü fatura ile 24.222.270.000 TL. borç tahakkuk ettirildiğini bildirerek, borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı, sayaçların ana mühürlerinin kırık olması nedeniyle kaçak elektrik kullanıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıların kaçak elektrik kullanmadığının ve cezai anlamda borçları olmadığının tesbitine, normal kullanım bedelinin davada konu edilmediğinin belirtilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı idare elemanlarınca 12.9.2002 tarihinde yapılan kontrolde aktif ve reaktif sayaçların ana mühürlerinin kırık olduğu tespit edilerek 14.9.2002 günlü kaçak elektrik fatura bedeli olan 24.222.270.000-TL.nin davacıda tahsili istenmiş, davacı abonelerin sayaç mühürlerine müdahale etmediklerini bildirerek borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Davacı aboneler 10.2.2002 tarihinde mahkeme vasıtasıyla yaptırdıkları tespit neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre; mühürlerin ve bağlantı tellerinin yerinde durduğu ancak bağlantı tellerinin tesisin yapımının çok eski olması nedeniyle oksitlenme ve paslanma nedeniyle kırılgan bir hal aldığından tellerin kırık olduğunun tespit edildiği, mühür ve bağlantı tellerinin keşif anında olduğu gibi yani vida deliği içindeyse, o tellerin çıkarılmadan kaçak elektrik kullanılamayacağı tespit edilmiştir. Davalı kurum elemanlarınca tutulan 12.9.2002 günlü görgü tespit tutanağında ise sayaçların ana mühürlerinin kırık olduğu ve kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiş olmakla davacıların yaptırdığı tespit sonucu aldırılan raporla, görgü tespit tutanağı içeriği arasında çelişki oluşmuştur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, kaçak kullanım tutanağında imzaları bulunan tutanak mümzileri dinlenerek, ne suretle kaçak elektrik kullanıldığının sorulması ve yaptırılan tespit ve bilirkişi raporları da gözetilerek, dava konusu sayaçlara müdahale olup olmadığı, tespit raporlarında belirlenen haliyle kaçak elektrik kullanımının mümkün olup olmadığı veya ne şekilde mümkün olduğu konusunda mahkemece keşif yapılıp, uzman bilirkişilerinden bu hususta rapor alınıp, tarafların iddia ve savunmaları da tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Davacıların kaçak elektrik kullandıkları tespit edilemese bile kaçak elektrik tüketim faturasında geçen 28.7.2002-12.9.2002 tarihleri arası davacıların normal olarak kullandıkları tüketim bedeli saptanıp ödenmemiş ise bu miktar yönünden davacıların sorumlu olacakları kısmın infaza elverişli bir şekilde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy