(1136 S. K. m. 167) (2709 S. K. m. 153) (1086 S. K. m. 533)
Seyhan Erdoğan vekili avukat Nevzat Sarıçoban ile Ayla Yalçınöz aralarındaki dava hakkında Muğla Barosu Hakem Kurulunca verilen 5.12.2003 gün ve 12-20 sayılı hükmün davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.
Davacı avukat, davalı ile imzalamış oldukları 27.6.2002 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi gereğince davalıyı temsilen tapu iptal tescil davası açtığını ancak ilk duruşmadan sonra davalı tarafından azledildiğini belirterek, 10.000.000.000 TL vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Baro Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık avukatlık sözleşmesinden ve vekalet ücretinden kaynaklanmaktadır. 1136 sayılı avukatlık kanunun 4667 sayılı kanunun 80. maddesi ile değiştirilen 167. maddesinin 1. fıkrasına göre bu tür uyuşmazlıkların hukuku yardımın yapıldığı yer barosu Hakem Kurullarınca çözümleneceği açıklanmıştır. Anılan madde hükmüne dayanılarak yanlar arasındaki uyuşmazlık da yardımın yapıldığı yer barosu Hakem Kurulunca incelenip sonuçlandırılmıştır. Ne var ki, kararın temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi 10.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 03.03.2004 tarih ve 2003/98 esas, 2004/31 karar sayılı kararı ile Avukatlık Kanununun 4667 sayılı yasa ile değiştirilen 167. maddesinin 1. fıkrasının ilk tümcesinin iptaline karar vermiş, aynı kararının 1. bendinde ise 1.fıkrasının ilk tümcesinin iptali nedeniyle uygulama olanağı kalmayan maddenin kalan bölümlerinin de iptaline karar verilmiştir. Bu karar Anayasanın 153. maddesi gereğince Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiş olup iptal kararı ile uyuşmazlığın çözümü için görevlendirilen Baro Hakem Kurullarının Hukuki varlıkları son bulmuştur. Hal böyle olunca uyuşmazlığın Adliye Mahkemelerinde HUMK. nun hükümleri gözetilmek suretiyle çözümlenmesi gerekir.
Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Değinilen bu yön gözetilerek işin esası hakkında hüküm kuran Baro Hakem Kurulunun kararının HUMK. nun 533. maddesinin 3. bendi delaleti ile aynı kanunun 427. maddesi gereğince bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle hükmü temyiz eden davalı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre bu aşamada diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy