(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın atiye terkinine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, eczacı olduğunu, davalıyla aralarındaki sözleşme gereğince Emekli Sandığı mensuplarına ilaç verdiğini davalının bir sözleşme dönemi içerisinde 20.09.2002 ve 30.12.2002 tarihlerinde iki kez reçete sahiplerine miadı geçmiş ilaç verdiğini gerekçe göstererek aralarındaki sözleşmeyi iki yıl süre ile fesh ettiğini, feshin haksız olduğunu, olayda kusur ve kabahatinin bulunmadığını ileri sürerek feshin iptalini, bunun mümkün olmaması halinde fesih süresinin bir yıl süre ile sınırlandırılmasını ve şimdilik 450.000.000. TL. nın tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşme gereğince davacının önceden uyarılmış olmasına rağmen bir dönem içerisinde iki kez reçete sahiplerine miadı dolmuş ilaç verdiğini sözleşme hükümlerine göre feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının bir sözleşme dönemi içerisinde iki kez son kullanma tarihi geçen ilaçları reçete sahiplerine verdiği, sözleşmenin feshinin sözleşme hükümlerine uygun olduğu, ancak sözleşmenin 2 yıl süre feshinin davacı için ağır bir sonuç doğurduğu eylem ile verilen ceza arasında oransızlık bulunmadığı gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle fesih işleminin iptaline ilişkin talebin reddine, sözleşmenin feshinin bir yıl süre ile sınırlandırılmasına, tazminat talebinin atiye terkine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bir sözleşme dönemi içerisinde davacının zamanı geçmiş ilaçları iki kez reçete sahiplerine vermek suretiyle sözleşme hükümlerini ihlal ettiği, taraflar arasında asıl olanın sözleşmeye bağlılık olduğu mahkemenin de kabulündedir. Sözleşmenin III/1-d maddesinde eczanelerin reçete sahiplerine ilk kez zamanı geçmiş ilaç vermeleri halinde uyarılacakları, aynı sözleşme döneminde bunun tekerrürü halinde de sözleşmenin 2 yıl süre ile fesh edileceği hükme bağlanmıştır. Davacı sözleşme hükümlerine uymamış ise sonuçlarına da katlanmak zorundadır. Mahkemenin tarafların serbest iradeleriyle imzaladıkları bu sözleşmedeki hükümleri değiştirmesine yasal olarak olanak bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken açılan davayı şartları oluşmadığı halde uyarlama davası olarak nitelendirmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 28.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy