(1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davacı Ayşe Üzdeş'in maliki olduğu taşınmazı satmak için davalı Reşat Boran ile 31.000.000.000.-TL na anlaştığını, tapudaki işlem yönünden Reşat'ın tapunun eşi davalı Gülser Barcın adına yapılmasını ve yanında 15.000.000.000.-TL olduğunu, bakiye satış bedeli için bankada bulunan hesaplardaki paranın kendisine ödenmesi için bloke koyduracağını söylemesi üzerine birlikte davalı banka şubesine gittiklerini banka yetkililerinin parayı başkasının çekemeyeceğine dair güvence vermeleri üzerine davalı Reşat'ın banka hesaplarında bulunan paranın çekilebilmesi için diğer davacı Burcu Şardağ'a yetki verdiğini ve akabinde tapu devrinin davalı Gülser adına devredildiğini, ancak davalı Reşat'ın bankada bulunan hesabından 3.789.000.000.-TL'ını kendisinin çektiğini ve bu suretle bakiye satış bedelinin 3.789.000.000.-TL eksik ödenmiş olduğunu ileri sürerek 3.789.000.000.-TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemişlerdir.
Davalı banka, olayda kendilerinin kusurlarının bulunmadığını, hesap sahibinin parayı her zaman çekebileceğini savunmuş, diğer davalılar ise resmi satış akdinde paranın hepsinin alındığının belirtildiğini, davacı Burcu'nun davacı, davalı Reşat'ın ise davalı sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacı Burcu Şardağ'ın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı Reşat'ın tapuda taraf sıfatının olmadığı, bankaya da husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davacı Burcu'nun davasının reddine, davalı Banka ve Reşat Boran hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine 3.789.000.000.-TL'nın davalı Gülser Boran'dan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar ile davalı Reşat ve Gülser Boran tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı Ayşe'nin maliki olduğu taşınmazı satmak için davalı Reşat'la anlaştığı ve satış bedeli olarak da 31.000.000.000.-TL'nın kararlaştırıldığı davacı iddiasından ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakta olup, davalı Reşat Boran'da davacının bu iddiasına karşı koymamıştır. Bu itibarla tapu devrinden önceki sözlü anlaşmanın taraflarının davacı Ayşe ile davalı Reşat'ın olduğunun kabulü zorunludur. Davalı Reşat'ın isteği üzerine tapunun diğer davalı Gülser adına oluşturulması Reşat Boran'ın bakiye satış bedelinden sorumlu olmayacağız sonucunu doğurmaz. Satış bedelinin 15.000.000.000.-TL'nı ödeyen, bakiye satış bedelinin banka hesaplarından ödenmesi için bankaya talimat veren ve diğer davacı Burcuyu yetkilendiren davalı Reşat Boran'da, diğer davalı Gülser Boran'la birlikte sorumludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davalı Reşat Boran'ın da sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve 04.12.2002 tarihinden itibaren geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 3.fıkrasında husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarı geçmemek üzere üçüncü kısım da yazılı Avukatlık Ücretine hükmedileceği hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca hakkındaki dava reddedilen davacı Burcu yönünden de 200.000.000.-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece açıklanan bu husus göz ardı edilerek 363.120.000.-TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4- Yukarıdaki (2) numaralı bent uyarınca hükmün davalı Reşat Boran aleyhine bozulması nedeniyle davacıların bu davalı yönünden vekalet ücreti hakkındaki temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıdaki (1) numaralı bent uyarınca davalıların tüm davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bent uyarınca davacıların bir kısım temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy