(818 S. K. m. 356)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat K. İ. E. gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının inşaa ettiği ve dava dışı M. M. D.'e sattığı konutu 4.11.1999 tarihinde bu şahıstan satın aldığını, davalının ayıplı imalatı nedeniyle evinde hasar meydana geldiğini belirterek ıslahla birlikte toplam 1.765.466.926. TL'nin faizi ile davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazı dava dışı 3. kişiden satın olması nedeniyle kendilerine husumet düşmeyeceğini, taşınmazda gizli ayıp bulunmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne 1.681.031.128. TL'nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı 3.şahıstan satın aldığı dairede gizli ayıplı imalat bulunduğu iddiası ile müteahhit olan davalıdan tazminat talep etmiş ise de, taraflar arasında akdi ilişki bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı müteahhit olan davalıdan talepte bulunamaz. Davacı zararını kanıtlaması halinde akdi olan dava dışı 3. kişiye başvurabilir. Mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy