(818 S. K. m. 535, 538) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki alacak ve tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Adnan Can ve avukat Uygar Ergin ile davacı vekili avukat Ahmet Kavak'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 1992 yılında davalıların murisleri dayısı Özcan ve yine dava dışı dayısı Mustafa ile adi ortaklık şeklinde işletmek amacıyla bir otobüs satın aldıklarını, dava dışı Mustafa'nın 1996 yılında ortaklıktan ayrıldığını, kendisinin davalıların murisleriyle ortaklığını sürdürdüğünü, 1997 ve 1999 yıllarında ortak otobüslerini yenilediklerini, kendisinin memur olması nedeniyle otobüsün resmi işlemlerinin davalıların murisleri adına yürütüldüğünü, murisin ölümünden sonra davalıların kendisini mal sahibi etmediklerini ileri sürerek otobüsün 1/2 hissesinin kendisine ait olduğunun tespiti ile adına tesciline, olmazsa 40.000.000.000 TL.nın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, murisleri ile davacı arasında ortaklık ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davada dayanılan protokol, Adli Tıp Kurumu raporu, tanık anlatımlara, ortaklığa ilişkin olarak dosyaya sunulan tüm senet ve belgelerde esas alınmak suretiyle davacı ile davalıların murisleri arasında otobüs adi ortaklığının bulunduğu kabul edilmek ve davacının bedele yönelik talebine davalıların itirazı bulunmadığı gerekçe gösterilmek suretiyle 40.000.000.000 TL.nın tahsiline, tescile yönelik talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, bu davasında davalıların murisleriyle ortağı bulunduğu otobüsün 1/2 hissesinin kendisine ait olduğunun tespiti ile adına tescilini, olmadığı taktirde 1/2 payına karşılık olarak 40.000.000.000 TL.nın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacının bu talebi ortaklığın fesih ve tasfiyesine yönelik bir taleptir. Kaldı ki BK. 535/2 maddesi hükmünce ortaklardan birinin ölümü ile ortaklık sona erer. Ortaklığın ölümden sonra devam edeceğine ilişkin bir şartın varlığı da iddia ve ispat edilememiş olduğundan davalıların murislerinin ölümü tarihi itibariyle ortaklığın fesh ve tasfiyesinin yapılması gerekir. Hal böyle olunca idareci ortak olan Özcan Çetin mirasçılarından hesap istenmeli, bu hesap üzerinde tarafların uyuştukları ve uyuşmadıkları noktalar saptanmalı, uyuşulmayan noktalarda taraflardan delil ve karşı delilleri sorulup toplanmalı, BK. 538 ve sonraki maddelerine göre konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan taraf, yargı ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınarak davalıların murislerinin ölüm tarihi itibariyle ortaklığın borçları ve kazançları ve ortak otobüsün değeri tespit edilmeli varsa ortaklığın borçları öncelikle ödendikten sonra davacının davalılardan isteyebileceği tasfiye payı belirlenip, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemenin bu yönde herhangi bir inceleme ve araştırma yapmaksızın yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 15.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy