(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Erkan Köroğlu ile davacı vekili avukat Gül Yıldırım'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı şirketle yaptığı 1.10.1999 günlü harici sözleşme ile 245 parselde davalı şirketin inşaatını yapmakta olduğu taşınmazdan 2.kat 16 nolu ve 4.kat 30 nolu daireleri 30.000.000.000.-TL bedel karşılığı satışının taahhüt edildiğini, 15.000.000.000.-TL ve 32400 dolar ödediğini ayrıca birde kendisine ait daireyi davalının gösterdiği 3.kişiye devrettiğini, bu şekilde edimini yerine getirdiği halde 15.4.2003 olan son teslim tarihine kadar dairelerin bitirilip teslim edilmediği gibi henüz % 30 seviyesinde olduğunu, bu nedenle 14.4.2003 günlü noterden gönderdiği ihtarname ile sözleşmeyi feshederek, sözleşmede 15.4.2003 günü evler teslim edilmediği takdirde davalının ödemeyi taahhüt ettiği 100.000 doları talep ettiği halde ödenmediğini bildirerek bu miktarın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacıların kat irtifak tapusunu almaya gelmediklerini, taşınmazın bitmek üzere olduğunu halen taşınmazın tapusunu vermeye hazır olduklarını bildirerek davanın reddine dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 100.000 doların ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda davacının davalı yükleniciden kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapmakta olduğu binadan payına düşen daireyi mesken amaçlı olarak satın aldığı, alacağın temliki hükümlerine göre satış geçerli olup, taraflar arasındaki ilişki 4077 sayılı kanun kapsamında kalmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1 nolu bentte gösterilen nedenle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 26.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy