(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Emre Özcan ile davalı vekili avukat Sara Avanoğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulanan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile 2.5.2001 tarihinde yapılan ihale ile imzalanan 11.6.2001 tarihli sözleşme gereğince muhtelif miktarlardaki laboratuar kitlerini faturalandırarak davalıya teslim ettiğini, ancak bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin 6. maddesine göre davalı kasasına ödemeleri yerine getirecek oranda para girişi olduğu halde ödeme yapılmadığını ileri sürerek, davalının faturaların tebliğ edildiği tarihlerden itibaren hangi tarihlerde ödemeye uygun olduğunun tespitine, alacağın saptanacak bu tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme ve şartname hükümleri gereğince ödemelerin Döner Sermaye nakit imkanları göz önüne alınarak ödendiğini, dava açma hakkının bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının nakit imkanlarına göre ödeme yaptığı kabule edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı davalıya sözleşmeye konu muhtelif kalem ve miktarlardaki laboratuar kitlerini 27.7.2001-31.12.2001 tarihleri arasındaki muhtelif faturalarla teslim ettiklerini ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek bu davayı açmıştır. Aynı faturalarla ilgili olarak 28.1.2002 tarihinde yaptığı icra takibi ile de fatura bedellerinden bakiye alacak için talepte bulunmuştur. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda da 28.1.2002 tarihi itibariyle davalının muhasebe mizanına göre 241.739.325.000 TL borcunun bulunduğu açıklanmıştır. Buna göre, takibin yapıldığı ve davanın açıldığı tarihte davacı davalıdan alacaklı konumundadır. Borcun büyük bir kısmı da yargılama aşamasında ödenmiştir. Davacı ilk fatura konusu malzemeyi 27.07.2001 tarihinde teslim etmiş aradan 6 ayı aşkın bir süre geçtikten sonra takipte bulunmuştur. Sözleşmenin 6. maddesi ile eksiltme şartnamesinin 12. maddesinin; ödemelerin Döner Sermaye Saymanlığı nakit imkanları göz önüne alınarak ve yürürlükteki mali kanunlar çerçevesinde yapılacaktır hükmü ödeme bakımından davalıya kolaylık getirmektedir. Davacının da bu gecikmeye katlanması M.K. nun 2. maddesi gözetilerek, her hakta olduğu gibi bu hakkın da makul süreyi aşmaması şeklinde yorumlanmalıdır. Borcun tamamının ödendiğini davacı temyiz dilekçesinde açıklamış olduğuna göre, mahkemece konusu kalmayan davada karar ittihazına yer olmadığına karar verilerek, davacı dava açmakta haksız olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 25.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy