(2004 S. K. m. 72) (4822 S. K. Geç. m. 1) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, kredi kartı borcu sebebiyle icra takibine maruz kaldığını ve ödemeler yaptığını 4822 s. Kanunun geçici 1. maddesinden yararlanmak için başvuruda bulunduğunu, ödemelerinin fazla olduğunu ileri sürerek hesaplama ile ortaya çıkacak fazla ödemelerinin reeskont faizi ile iadesini istemiştir.
Davalı banka kredi kartı borcunu ödemeyen davacı hakkında icra takibine girişildiğini, 4822 s. Kanunun geçici 1. maddesinden istifade etmek için başvurusu üzerine 4822 s. kanun ve bu kanuna ait Sanayi ve Ticaret Bakanlığının tebliğ ve genelgesi doğrultusunda hazırlanan ödeme planının davacı tarafından da imzalandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalı bankaya 14.03.2003 tarihi itibariyle 1.856.583.000.-TL borçlu olmasına karşın 14.03.2003 tarihi öncesi 1.053.744.000.-TL 24.03.2003 gününde de 91.600.000.-TL olmak üzere toplam fazla ödediği 1.145.344.000.-TL'nin dava gününden reeskont faiziyle birlikte davacıya iadesine, borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında olan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi sebebiyle aleyhine girişilen icra takibi üzerine yaptığı ödemelerin 4822 s. Kanunun geçici 1. maddesine göre yapılacak hesaplama ile ortaya çıkacak miktardan fazlasının iadesi isteminden ibarettir.
4822 s. kanunun geçici 1. maddesi Bu Yasanın yayımından önce borçlunun temerrüdü sebebiyle ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartı borçları, temerrüt tarihindeki ana paraya, senelik yüzde elliyi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak suretiyle oniki eşit taksitte ödenir. Kredi kartı borçları sebebiyle gerçekleştirilen her türlü takip, yukarda yer alan hükme göre ilk taksidin ödenmesiyle durur ve son taksidin ödenmesiyle birlikte bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. Bu madde hükümleri, tüketicinin kredi verene, yasanın yayımı gününden itibaren otuz tarih içerisinde yazılı müracaat etmesi halinde uygulanır. Hükmünü içerir. Bu geçici maddeden faydalanabilmek için her şeyden önce borcun, kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi, bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması ve nakit para çekmesinden kaynaklanması gerekir. Ayrıca kredi kartını kullanan tüketicinin, bu kanunun yayımlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu sebebiyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve kanunun yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içerisinde kredi kartı veren kuruluşa başvurusunun bulunması gerekir.
4822 s. kanunun geçici 1. maddesi, kredi kartı borçlarını yüksek faizler sebebiyle ödeyemeyen kredi kartı borçlularını bu zor durumlarından kurtarmak için borçların tasfiyesi ve ödenmesi amacı ile çıkarılmıştır. Çıkarılış amacına göre bir atıfet yasasıdır. Kanunun asıl amaç ve gayesi, kredi kartı borçlusu olan tüketicinin ödeyemediği borçlarının tasfiyesidir. Kanunun çıktığı tarihten önce borç ödenmiş ise veya yapılan ödemeler, bu kanunun öngördüğü biçimde hesaplandığında kredi kartı borçlusunun borcundan fazla ise, bu fazlalığın kredi veren bankadan tahsil edilmesi gayesi kanunun çıkarılış amacında olmadığı gibi, kanun metninde de fazla ödemelerin tahsili sonucunu doğuran bir ifade bulunmamaktadır. Öyle olunca kanun çıkmadan önce borç ödenmiş veya kredi borçlusunun yaptığı ödemeler kanuna göre hesaplanan borcundan fazla ise, kredi borçlusunun borçlu olmadığının tespitiyle yetinilip, fazla ödenen kısmın tahsil talebinin de reddine karar verilmelidir.
Mahkemenin benimseyip hükmüne esas aldığı bilirkişi temerrüt tarihini, banka tarafından tüketiciye gönderilen son hesap özetinde belirtilen tarihi esas olarak ana parayı belirlemiştir. Oysa kredi kartı sözleşmelerinde dairemizin sapma göstermeyen uygulamasına göre borçlunun temerrüdü, banka tarafından akdi ilişkinin sona erdirilip, hesap kat edildikten sonra borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmiş ise bu sürenin bitim tarihindeki tarihtir. Bu tarihteki ana paranın, asıl alacağı temerrüt gününe kadar akdi faiz uygulanmak suretiyle belirlenmesi gerekir.
Davacının hamili bulunduğu kredi kartı borcunun hesap kat gününde 1.161.904.204.-TL olduğu hesap kat ihtarının davacıya 29.03.2001 gününde tebliğ edilip 24 saat süre verildiğine göre borçlunun 31.03.2001 gününde temerrüde düştüğü dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece kart borcunun 31.03.2001 temerrüt gününden davacının başvurusu 21.03.2003 gününe kadar geçecek süreye 4822 s. Yasasının geçici 1. maddesi gereğince %50 faiz uygulanması ve başvuru tarihindeki ödenmesi gereken miktarın belirlenmesi, bu dönem içindeki ödemelerde BK'nun 84. maddesinin de hesaplamada değerlendirmeye alınması gerekir. İşte bundan sonra davalı tarafından yapılan icra takip, harç ve giderleriyle buna ait vekalet ücreti Bank Sigorta Muamele Vergisi ilave edildikten sonra bulunacak borç miktarı varsa, bu miktarın 12'ye bölünerek aylık ödeme tutarlarının belirlenmesi yoluna gidilmesi, şayet kanun çıkmadan önce yukarıdaki açıklamalara göre belirlenen borç ödenmiş veya kredi borçlarının yaptığı ödemeler kanuna göre hesaplanan borcundan fazla ise kredi kartı borçlusunun borçlu olmadığının tespitiyle yetinilip, fazla ödenen kısmın tahsil talebenin de reddine karar verilmesi gerekirken Dairemizin uygulamalarına uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı biçimde karar oluşturması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istem halinde iadesine 29.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy