(4722 S. K. m. 1) (4787 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı M. Emin Erenle halen evli olduklarını, aleyhinde açılan boşanma davasının red ile sonuçlandığını, evlenirken 21.7.1998 tarihli mehir senedi ile zilyetliğine devredilen eşyaların davalı yedinde kaldığını ileri sürerek eşyaların aynen teslimi mümkün olmazsa bedelleri olan 6.750.000.000 TL. nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya konu edilen eşyaların davacı tarafından alınıp götürüldüğünü, halen evli olduklarını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, mehir senedinde yazılı olan eşyaların aynen, olmadığı takdirde bedellerinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava tarihi itibariyle tarafların evli oldukları dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1. maddesinde de belirtildiği gibi, Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girdiği ve yapılan değişikliklerden önceki olayların hukuki sonuçlarına bu olayda hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Türk Medeni Kanunun mal rejimi ile ilgili hükümlerinde değişiklik yapan 4721 sayılı kanun 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, oysa bu dava 13.8.2001 tarihinde açılmıştır. 18.1.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde Aile Mahkemelerine M.K. nun ikinci kitabında yazılı dava ve işleri bakmakla görevli kılmış ise de M.K. nun ikinci kitabında eşler arasındaki mal rejimlerinin tasfiyesine ilişkin hükümler yer almış olup, eşlerden birini tasfiye isteyebilmesi için evlilik birliğinin ölüm, boşanma veya iptal sebebiyle sona ermiş olması veya tarafların bir sözleşme ile yeni bir mal rejimini seçmiş olmaları gerekmektedir. Oysa, somut olayda evlilik birliği devam ettiği gibi, taraflar sözleşme ile yeni bir mal rejimine de geçmiş değillerdir. Böyle olunca uyuşmazlık M.K. nun istihkak ve B.K. hükümlerine göre çözümleneceğine göre, mahkemece genel mahkemelerin görevli olduğundan bahisle işin esasına girmeden görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy