(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait inşaat halindeki dairenin bitirilip 1999 tarihinde teslimi konusunda davalı ile haricen alım satım sözleşmesi yaptıklarını, toplam olarak 40.000 DM ödediği halde, dairenin tapusunun verilmediğini ileri sürerek ödemiş olduğu 40.000 DM'nin karşılığı olan 24.800.000.000.-TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının daha önce aynı nedenle açtığı davanın reddedilerek kesinleştiğini öne sürerek kesin hüküm bulunduğundan bahisle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Usule ilişkin nihai kararlar, dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezler. Başka bir ifadeyle dava şartlarının oluşmaması veya yerine getirilmemesinden ötürü bir davanın reddolunması, şartlar gerçekleştiğinde davanın açılmasına engel değildir. Dava konusu olayda davacının daha önce davalı aleyhine açtığı itirazın iptali davası haricen taşınmaz satışına dayanan alacaklar için bedelin geri alınmasının icra dairelerinden istenemeyeceği, dolayısıyla icra takibine konu olmayan alacak nedeniyle itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu karar davanın esasına ilişkin olmayıp, dava şartlarının yerine getirilmemesi nedenine dayanmaktadır. Bu nedenle Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Esas 1999/421, Karar 2000/60 sayılı itirazın iptali isteminin reddine ilişkin hükmü, bu dava bakımından HUMK.'nun 237. maddesinde öngörülen kesin hüküm niteliğini taşımaz. O halde mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kesin hüküm nedeniyle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy