(4077 S. K. m. 8, 9)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddini yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının bedava tatil kazandığından bahisle kendisini otele davet edip devre tatil sözleşmesi imzalattığını, sözleşme sırasında cayma belgesi verilmediğini, yasada öngörülen sürenin geçirilmesinden sonra cayma belgesini faksla gönderdiğini, bunun üzerine ihtarname çekip, sözleşmeden caydığını bildirdiğini ileri sürerek sözleşmenin feshine, ödediği 100 USD'nin istirdadına, verdiği senetlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme ile birlikte cayma belgesini de düzenleyip davacıya verdiklerini, cayma belgesi altında davacının da imzasının bulunduğunu, davacının yasada öngörülen süre içerisinde cayma hakkını kullanmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davada dayanılan sözleşmede, sözleşmenin davalıya ait işyerinde imzalandığının yazılı olduğu, davacının sözleşmede yazılı olan bu hususun aksini yazılı belge ile ispat edemediği, bu durumda dayanılan sözleşmenin kapıdan satış sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Devre tatil sözleşmeleri Borçlar Kanunda düzenlenen sözleşme tiplerinden herhangi birine uymadığından a tipik sözleşmelerdir. Bu tip sözleşmeler, yasanın tanımladığı değişik akit tiplerini kapsadığından (hizmet, kira, vekalet, satış gibi) karma sözleşmeler olarak tanımlanmakta olup, genelde satıcı tarafından tek taraflı ve matbu olarak hazırlanarak alıcının imzasına sunulmaktadır. O nedenle 4.5.2003 tarihinde taraflar arasında imzalanan ve davada dayanılan devre tatil sözleşmesinin 7.maddesindeki Sözleşmenin Prestij İnş. ve Turizm San. A.Ş. nin işyerinde düzenlendiğine ilişkin hüküm, sözleşmenin niteliğini değiştirecek nitelikte bir hüküm olarak kabul edilemez. Ayrıca bu sözleşme sonucunda davacıya cayma belgesi verildiğinde taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, cayma belgesinin sözleşme ile birlikte verilip verilmediğinden kaynaklanmaktadır. Cayma belgesi verildiğine göre bu sözleşmenin niteliği itibariyle kapıdan satış sözleşmesi olduğunun kabulü zorunludur. Hal böyle olunca mahkemece, işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 12.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy