(4722 S. K. m. 1) (4787 S. K. m. 4) (4721 S. K. m. 227)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 1967 yılında evlendiklerini ve boşanma davasının derdest olduğunu, Almanya'da çalıştığı dönemdeki birikimleri ile arsa satın alıp tapusunun davalı adına yapıldığını ve üzerine bina inşa ettiğini ileri sürerek katkı bedeli 30.000.000.000 TL'nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusunun evlilik devam ederken edinilen taşınmaz ile ilgili katkı payı davası olup, Aile Mahkemelerinin görevinde kaldığı sonucuna varılarak, davanın görev yönünden reddine, dosyanın Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava evlilik birliği sırasında elde edilen taşınmaza ilişkin katkı bedeline ilişkin olup, dava tarihi itibariyle tarafların evli oldukları dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1. maddesinde de belirtildiği gibi, Türk Medeni Kanunun yürürlüğe girmiş ise de yapılan değişikliklerden önceki olayların hukuki sonuçlarına bu olayda hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. 18.1.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde Aile Mahkemelerine MK. nun ikinci kitabında yazılı dava ve işleri bakmakla görevli kılmış ise de MK. nun ikinci kitabında eşler arasındaki mal rejimlerinin tasfiyesine ilişkin hükümler yer almış olup, eşlerden birini tasfiye isteyebilmesi için evlilik birliğinin ölüm, boşanma veya iptal sebebiyle sona ermiş olması veya tarafların bir sözleşme ile yeni bir mal rejimini seçmiş olmaları gerekmektedir. Oysa, somut olayda evlilik birliği devam ettiği gibi, taraflar sözleşme ile yeni bir mal rejimine de geçmiş değillerdir. Böyle olunca uyuşmazlık MK. nun istihkak ve BK. hükümlerine göre çözümleneceğine göre, mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bent açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy