(1086 S. K. m. 288) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalıların murisleri olan Mehmet Limanlar'dan 5496 dolar borç para aldıklarını, 3150 dolarını ödediklerini, bakiye 2346 dolar içinde, murisin ameliyat masraflarının karşılandığını, toplam 1.186.500.000.-TL tutarın 12.7.2000 tarihindeki dolar kuru ile 2248 dolara tekabülü ettiği, bakiye 98 dolar borçları kaldığı halde, davalıların bakiye borcun 2346 dolar olduğundan bahisle senedi takibe koyduklarını bildirerek, borçlu olmadığının tespitini talep etmişlerdir.
Davalılar, murislerinin varlıklı bir kişi olduğunu, ameliyat masraflarının da sağlığında murislerince ödendiğini bildirerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalıların murislerinin hastane masraflarının davacılar tarafından borca mahsuben ödendiğinin kabulüyle takibe konu borçtan dolayı 2248 dolarlık kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalıların murislerinden aldıkları 5496 dolar borç karşılığı 17.2.2000 düzenleme günlü senedi verdiklerini, senet arkasında vadelerle 3150 doların ödenmiş olduğunu, bakiye 2248 doları, murisin ameliyat masraflarını ödeyerek senetten dolayı 98 dolar borçları kaldığını bildirip, bu miktar için borçlu olduklarının tespitini talep etmiş delil olarak da hastane masraflarına ilişkin, hastane yetkililerince bu faturanın davacılar tarafından ödendiği ibaresi yazılı fatura fotokopisine dayanmıştır.
Davalılar ise murislerinin hastane masraflarına ait muris adına düzenlenmiş fatura aslını ibraz ederek ödeme iddiasına karşı koymuşlardır. Davacıların ibraz ettiği fatura fotokopisi, içeriğinden ve hastane idaresince mahkemeye bildirilen cevabi yazıdan bu belgenin davanın açılmasından sonra verildiği anlaşılmaktadır. Öyle olunca bu belge davacıların iddiasına kanıtlamaya yeterli değildir. Davada müddebihin değeri ve davalıların açık muvafakatlarının olmaması sebebiyle HUMK. nun 288. ve devamı maddeleri uyarınca davada tanık dinlenmesi imkanı yoktur. Davacıların ibraz ettiği fatura fotokopisi ve tanık beyanlarına dayanarak davanın kabulüne karar verilemez. Davacı iddiasını, ispat için başkaca yazılı delil ibraz edememiş ise de, dava dilekçesinde vs delil demek suretiyle açıkça yemin deliline de dayandığından, mahkemece davacılara davalı tarafa yemin teklif hakkı olduğu hatırlatılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istem halinde iadesine, 12.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy