(818 S. K. m. 61) (1086 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 1961 yılında evlendiklerini, 2 çocukları bulunduğunu, 13.9.2001 tarihinde şiddetli geçimsizlik nedeniyle kendisinin açtığı boşanma davası sonucu boşandıklarını, kendisinin hemşirelikten emekli olduğunu, davalının ise PTT'den emekli olduğunu, emekli olduktan sonra büfe ve yazlık sinema işlettiklerini, tüm evlilikleri boyunca elde ettikleri gelirleri ortak olarak işlettiklerini, taşınmazlar ve tekne aldıklarını, büfe ve yazlık sinemayı da birlikte açıp işlettiklerini, kendisine annesinden de miras kaldığını, bu miras payının da aile içinde yatırımlarda kullanıldığını ancak tüm malvarlığının davalı üzerine kayıtlı olduğunu, katkı payının 1/2 olarak kabulü ile 30.000.000.000.-TL'nin yasal faizi ile tahsilini ayrıca 40 yıllık evliliklerinin üstüne yaşı küçük bir kızla birlikte yaşadığı için muhitinde küçük düşmesi ve çektiği elem ve ızdırap neticesi 500.000.000.-TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacıyla gelirlerinin ortak olmadığını, gelirini eve harcamadığını, evini kendisinin geçindirdiğini, kendi katkıları ile bu gayrimenkulleri ve tekneyi aldığını, büfe ve yazlık sinemayı da kendisinin açıp çalıştırdığını, halen burasının devredildiğini, kendisine babasından miras payı kaldığını, bu miras payının da bu taşınmazların alımına harcandığını ayrıca müşterek çocuklarına da ev, araba aldıklarını, borçlarını ödediklerini, halen davacının kendisine ait evde kira vermeden oturduğunu, başka bir kızla birlikte yaşadığı iddiasının ise doğru olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalıya ait büfe ve yazlık sinemada asgari ücretle çalışsaydı elde edeceği gelir toplamı olarak 21.268.628.948.-TL maddi tazminatın ve 5.000.000.000.-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, dava dilekçesinde talep ettiği katkı payı ve manevi tazminat talep etmiş ancak faiz talebinde bulunmamış olup, daha sonra davacı vekili 26.9.2001 günlü dilekçesi ile taleplerinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davacı vekilinin bu dilekçesi ıslah dilekçesi niteliğinde olup esasen faiz talebi ayrı bir alacak konusu da olabileceğinden yargılama sırasında istenebilir. Ne var ki, talebin 26.9.2001 günlü dilekçesinde belirttiğinden faiz başlangıcının da ıslah tarihi olarak alınması gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden başlatılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Davacı evlilikleri boyunca ortak gelirleri ile alınan taşınmaz ve teknedeki 1/2 katkı payının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davacının, davalı üzerine kayıtlı olan büfe ve yazlık sinemada asgari ücretli olarak çalışsaydı elde edeceği geliri 1/2 katkı payı olarak davalıdan tahsiline karar verilmişse de, davacı tarafından bu yönde bir talep olmadığı gibi, katkı payının hesabına ilişkin dairenin öteden beri uygulana gelen ve sapma göstermeye istirdatlarına uygun olmayan bir hesap yöntemi ile karar verilmiştir. Mahkemece, her iki tarafında emekli memur oldukları, 1961'den beri süregelen evlilikleri içerisinde elde ettikleri maaş ve emekli ikramiyeleri taraflara ailelerinden kalan miras payları gözetilerek, taraf tanıklarının beyanlarına göre davacıya annesinden kalan miras payıyla davalı üzerine kayıtlı büfe ve yazlık sinemanın açıldığı ve davacının da davalı ile beraber bu büfe ve sinemada çalıştığı, davalıya kalan miras payıyla da taşınmazlardan birinin alındığı, hususları da gözetilerek büfe ve sinemadan elde edilen gelirinin de ortak gelire dahil olacağından, tüm bu gelirlerle alınan taşınmaz ve tekneye ilişkin mal varlığından tarafların müşterek olmayan çocuklarına rızaen verdikleri taşınmaz ve maddi katkıların mahsubu ile bakiye miktarın 1/2'si oranındaki davacı katkı payının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talep edilmeyene hususta hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1 nolu bentte gösterilen nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte gösterilen nedenle kararın davalı yararına 3 nolu bentte gösterilen neden kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy