(1086 S. K. m. 516)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı hazine avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan protokol gereği, Sağlık Bakanlığına bağlı Pazarcık Devlet Hastanesi tarafından Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamındaki sigortalılara tedavi hizmeti yapıldığı, Kahramanmaraş Hastanesi Baştabipliği tarafından tedavilere ilişkin düzenlenen faturalar da protokole aykırı kesintilerin yapıldığı, bu kesintilerin hastanenin finansal yapısında sıkıntılara neden olduğunu, protokol doğrultusunda yapılan girişimlerin sonuç vermediğini iddia ile tek taraflı yapılan 22.947.680.000TL. kesinti tutarı alacağın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, söz konusu faturalarda abartılı ve mükerrer işlemler yapıldığından bahisle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen protokolün 22. maddesinde özel bir düzenleme getirildiği, uyuşmazlığın öncelikle görüşmelerle çözümleneceği, anlaşma sağlanamadığı takdirde Bakanlık ve SSK yetkililerince oluşturulacak müzakere komisyonlarınca ele alınacağı, bu suretle de anlaşmaya varılamaması halinde Sağlık Bakanı ile Sosyal Güvenlik Bakanının mutabakatlarıyla sorunun çözümleneceği, ihtilafın bu yolla da çözümlenememesi durumunda ise genel hükümlerin uygulanacağının kararlaştırıldığı, davanın bu özel düzenlemeye uyulmadan açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında 4.7.2002 tarihinde düzenlenip imzalanan Sağlık Bakanlığı-SSK Sağlık Hizmetleri Protokolü başlıklı sözleşme kapsamında Sağlık Bakanlığı Pazarcık Devlet Hastanesince Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı sigortalılara verilen tedavi hizmetlerinin karşılığı düzenlenen faturaların ödemelerinde yapılan kesintilerden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 4.7.2002 tarihli protokolün 22. maddesinde yer alan ve mahkemenin red gerekçesine esas aldığı Bu protokol hükümlerinin uygulanmasından doğabilecek aksaklık ve ihtilafların tesbiti halinde tesbitte bulunan taraf, bu durumu karşı tarafa yazılı olarak bildirecek ve bildirimde bulunulan taraf 30 (otuz) gün içinde sorunu çözümleyerek bildirimde bulunan tarafa yazılı olarak bilgi verecektir.
Sorunun öncelikle Bakanlığın İl Sağlık Müdürü veya ilgili sağlık tesisi baştabibi ile SSK Sağlık İşleri İl Müdürü veya ilgili SSK Sağlık tesisi baştabibi arasında yapılacak görüşmelerle çözümlenmesine çalışılır. Anlaşma sağlanamadığı takdirde uyuşmazlıklar, Bakanlık ve SSK yetkililerinden oluşturulacak müzakere komisyonlarınca ele alınır; bu suretle de anlaşmaya varılamaz ise Sağlık Bakanı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın mutabakatları ile sorun çözümlenir. İhtilafların bu yol ile çözümlenememesi halinde genel hükümler uygulanır şeklindeki düzenleme HUMK. nun 516. maddesinde yer alan tahkim şartı niteliğinde değildir. Ayrıca tarafların davanın hakemde çözülmesi gibi bir talep ve itirazları yoktur. Bu sebeple mahkemenin re'sen görevsizlik veya bu sebeple davanın reddi kararı vermesi mümkün olmadığı gibi tahkim sözleşmesinde açıklık ve kesinlik bulunması tahkim şartının en esaslı unsurudur. Önce hakem yoluyla görüşmelerle, olmadığı takdirde genel hükümlerin uygulanmasıyla çözüleceğine ilişkin protokolün 22. maddesinde bu açıklık ve kesinlik yoktur. Bu şekildeki tahkim şartı geçerli sayılamaz. Bu sebeple işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, protokolün yanlış değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 03.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy