(818 S. K. m. 41) (765 S. K. m. 230)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı üçüncü kişi hakkında icra takibi yaptığını, ancak icra dosyasını takip eden ve avukat olan davalının ihmali nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığını, davalı avukatın bu nedenle ceza mahkemesi kararıyla cezalandırıldığını öne sürerek, uğradığı zarar nedeniyle 1.500.000.000.-Lira maddi ve 2.000.000.000.-Lira manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalı avukatın ihmali nedeniyle dava dışı üçüncü kişi hakkında yaptığı icra takibine ilişkin dosyanın, işlemden kaldırıldığını belirterek, bu davayı açmıştır. Davalı ise, dosyanın işlemden kaldırılmasında kendi kusuru olmadığını savunmuştur. Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/103 Esas sayılı dosyasında, davalının icra takip dosyasını yeterince takip etmemesi nedeniyle, avukatlık görevini ifada savsama göstermek suçundan T.C.K.nun 230/1 maddesi gereğince cezalandırıldığı ve bu kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza Mahkemesinin kararı hukuk hakimini bağlayacağından, Mahkemece iddia ve savunmaya ilişkin taraf delilleri toplanarak, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 18.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy