(4822 S. K. Geç. m. 1) (492 S. K. 1 SAYILI TARİFE) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki 4822 sayılı Yasaya göre borcun saptanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımı sonucu oluşan borcunu ödeyemediğini, davalının ihtarname gönderip daha sonrada hakkında icra takibi başlattığını, halen derdest olduğunu, 4822 sayılı yasadan yararlanmak için süresi içerisinde davalıya başvurduğunu, davalının ihtarına cevap vermediğini ileri sürerek gerçek borcunun tespitini istemiştir.
Davalı, davacının başvurusu üzerine kendilerinin yaptıkları hesaplamaya göre davacının 2.325.000.000.-TL olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davacının davalıya 1.985.211.244.-TL borçlu olduğunun tespitine bu paranın 165.434.287.-TL olarak 12 taksitte ödenmesine, 23.6.2003 tarihinde ve devam eden 5 aylık 118.000.000.-TL meblağlı ödemelerin borçtan mahsubuna, geciken taksitler için % 50 faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımdan doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle 4077 sayılı yasada değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanması için açılmıştır.
4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi kredi kartı borçlusu hakkında icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, geçici 1. madde gereğince temerrüt tarihindeki asıl alacak ve akdi faizden oluşan anapara alacağına yıllık % 50 gecikme faizi, B.S.M. vergisi uygulamak ve takipte istenen miktarı geçmemek suretiyle takip tarihindeki alacak üzerinden Harçlar Kanunu'nun 1. sayılı tarife ve 23. maddesi gereği tahsil harcı ile avukatlık ücreti ve faizin B.S.M. vergisinin de borca ilavesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hususlar nazara alınmamıştır. Mahkemece bilirkişiden açıklanan hususlarda ek rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenlerle de temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy