(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı kooperatif, içme suyu ihtiyacı için iletim hattını projesine uygun olarak döşetip davalıya devrettiğini, basınç düşürücü takıldığı halde davalının yüksek basınç uygulamasından dolayı boruların patlayarak su sızıntısına sebep olduğunu, oluşan su kaybı nedeniyle 9.8.2002 tarihli 9.271.983.000. TL ve 16.10.2002 tarihli 11.910.863.000. TL tutarlı iki fatura bedelinin gerçek tüketimi yansıtmadığını bildirerek, bu faturalar toplamı kadar borçlu olmadığının tespitine ve eski faturalardaki tüketim nazara alınarak sorumlu olunacak kısmın tespitine, bunun üzerindeki miktar için bedel ve faizle sorumlu tutulmamalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu faturaya ait dönemde sayaçta arıza olmadığının belirlendiğini, basınç düşürücü aletin kendilerine devrinin yapılmadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı kooperatifin içme suyu ihtiyacı için döşenen iletim hattında yüksek basınçla su verilmesi sonucu davacı tarafından takılan basınç düşürücünün devre dışı kalarak boruların patlamasına ve su kaybına sebep olduğu, bilahare basınç düşürücünün davacı tarafından onarılıp takıldığı, projenin davalıya devrinin yapıldığı gibi, su kaybı olan bölümün davalının sorumluluğunda olduğu, yapılan keşifte de ASKİ standartlarının üzerinde 6 atü basınçla su verildiğinin tespit edildiği hususları dosya kapsamında anlaşılmaktadır. Ancak davacı dava dilekçesinde su kaçağı nedeniyle fatura bedellerine itiraz ederken aynı zamanda geçmiş dönem faturalarındaki tüketimleri esas alınarak gerçek kullanım bedellerinin de tespitini ve bu miktar bedelle sorumlu tutulmalarını da talep etmiştir. Alınan bilirkişi raporunda bu yönde inceleme yapılmış olmasına rağmen mahkemece kabul hükmü izah edilmeksizin infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkemece davacının geçmiş dönem faturaları da dikkate alınarak su kaçağı dışında gerçek kullanım miktarı belirlenip buna isabet eden bedelle sorumlu tutulmalarına, fazlası içinde borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 23.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy