(1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılarla yapılan 7.2.1990 tarihli noter sözleşmesi gereği satın aldığı taşınmazların bedelini ödemesine rağmen 1993 tarihinden 3. şahıslara satıldığını ileri sürerek fazlasını saklı tutup satış tarihi itibarı ile rayiç değeri olan 3.000.000.000.-TL'nin faiziyle ödetilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davacı ile murislerinden kalan tüm gayrimenkullerin tespit edilmesi karşılığı 3 adet taşınmazın devri için anlaştıklarını, ancak davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğine savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın HUMK'nun 409. maddesine göre açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığın sona erdirildiği oturumdan önce davacı vekilinin duruşmaya katılmaması nedeniyle dosyanın iki defa işlemden kaldırıldığı ve süresinde davacı vekili tarafından yenilendiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı 5.3.2003 tarihli oturumda mazeret dilekçesi ibraz etmiş ve bu husus duruşma tutanağına mahkemece yazılmıştır. Davacının aynı gün ve saatte Kadıköy Sulh Ceza Mahkemesi'nde duruşması olduğuna ilişkin duruşma tutanak örneklerinin temyiz dilekçesine eklenmiş olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca davacının bu mazereti yönünden mahkemece bir ara kararı verilmeden duruşmanın sona erdirilmiş olması doğru değildir.
Mazeret dilekçesinin ibrazından sonra yazıların okunamaz duruma gelmesi, mazeretin tutanağa geçirilmesi ve duruşmanın aynı gün ileri bir saate alınmasının istenmesinin tutanağa geçirilmiş olması karşısında mahkemece bekletme talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.12.2002 günlü oturumda duruşmanın 5.3.2003 saat 10.30'a bırakıldığı iş bu davanın ise aynı gün 11.30'a atılı bulunduğu gözetildiğinde davalı vekilinin mazereti kabul etmemeye yönelik beyanından sonra 12.07'ye kadar beklenmesine rağmen gelinmediği açıklaması üzerine anılan kararın verilmesinde davacı vekilinin 10.30'da başlayan Sulh Ceza duruşmasından hangi saatte ayrılıp, öğle tatilini de gözeterek duruşmaya yetişip yetişmeyeceği hususunun değerlendirilmesi sonucunda mazeretin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 04.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy