(818 S. K. m. 29)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat M. B. ile davacı M. Y. geldiler duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, ekonomik olarak zor durumda olduğu dönemde dava dışı Süheyla Karhan'dan borç para aldığını ödeyemeyince alacaklının adamları tarafından tehdit edildiği için evini 28.3.2001 tarihinde noterde davalıya satış yapmak zorunda kaldığını ayrıca kendisinden tahliye taahhüdü alındığını belirterek ikrahla alınan bu taahhüt ve yapılan sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazını satışa çıkarınca pazarlık yaparak, rayiç değeri üzerinden satın aldığını, halen de taşınmazın kooperatife olan aidat borçlarını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne 28.3.2001 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, borç aldığı şahsın adamları tarafından tehdit edildiği için kendisine ait kooperatif hissesini davalıya devretmek zorunda kaldığını, ikrahla yapılan bu sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek iptalini istemiştir. Davacı 28.3.2001 tarihli noterde düzenlenen kooperatif hisse devir senedi ile Ezgi Konut Yapı Kooperatifindeki üyelik hak ve hisselerinin tamamını 10.000.000.000.-TL bedel karşılığında davalıya devretmiştir.
Bu devir işleminin tehdit ile yapıldığı iddiası ile davacı 7.6.2001 tarihinde C. Savcılığına şikayetçi olmuş, yapılan hazırlık soruşturması sonucunda tehdide yönelik delil elde edilemediğinden takipsizlik kararı verilmiştir. Mahkemede dinlenen tanık beyanları da davacının bu devir işlemini ikrah altında gerçekleştirdiğini kabule yeterli değildir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 23.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy