(4077 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Noterde düzenlenen 8.8.2003 tarihli sözleşme ile satın aldığı aracın trafik kaydı üzerindeki haciz nedeniyle zarara uğradığını öne sürerek, 1.550.000.000.-TL satış bedeli ile 850.000.000.-TL araca yapılan masraflar olmak üzere toplam 2.400.000.000.-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece henüz fiili haciz yapılmadığı aracın halen davacıda olduğu, doğmuş bir zarar bulunmadığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı tarafından kendisine 8.8.2003 tarihli Noterde düzenlenen kati satış sözleşmesi ile satılıp teslim edilen aracın hacizli olması nedeniyle üzerine kaydını alamadığından bahisle bu davayı açmıştır. Yani davacı, satılanın hukuki ayıplı olduğu iddiasına dayanmıştır.
Celbedilen trafik kaydından da araç üzerine satım tarihinden önce 18.7.2002 tarihinde vergi borcundan dolayı haciz konulduğu da sabittir. B.K.nun 194. maddesi hükmü gereği "Satıcı alıcıya karşı satılanın zikr ve vaadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir suretle tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir. Satıcı, bu ayıplardan mesuldür. Satıcı, bu ayıplardan mevcudiyetini bilmese bile onlardan mesuldür" hükmünü getirmiştir. Davacı satın aldığı araç üzerinde haciz olduğunu öğrenip, hukuki ayıbı öğrendikten sonra da makul olan sürede 22.10.2003 tarihinde bu davayı açmıştır.
Satılan hukuki yönden ayıplı olduğuna göre, davacı haciz devam ettiği sürece bu aracın kaydını üzerine alamayacaktır. Aracın fiilen elinde olması, aracın hukuken ayıplı olmasını ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilip, aracın iadesi ile birlikte, davacı alacağı belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy