(2004 S. K. m. 67) (4822 S. K. Geç. m. 1) (818 S. K. m. 84) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartı borcunu ödemeyen davalı aleyhine başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kenan Ülcan, ekonomik kriz nedeniyle borcunu ödeyemediğini bildirmiş, birleşen 2003/154 - 458 sayılı davada ise 4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca borcun tespitini istemiştir.
Mahkemece itirazın iptali davasında dava konusu kalmadığından karar ittihasına yer olmadığına, değişen koşullar değerlendirildiğinde ve 4822 sayılı yasaya göre değerlendirme yapıldığından ödence verilmesine yer olmadığına, birleştirilen dava nedeniyle icra dosyasına konu olan borcun 4822 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi gereğince 1.291.254.514 TL olduğunun, 26.03.2003 tarihinde başlayan aylık taksitlerin 107.604.542 TL olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen davanın davalısı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 4822 sayılı Yasa hükümlerine göre borcun tespiti için öncelikle temerrüt tarihindeki asıl alacak+akdi faizden oluşan ana alacağa temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık % 50 faiz uygulanmalı, bu şekilde bulunacak alacağa varsa icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve faizi BSMV ilave edilmeli; borçlunun bankaya başvuru tarihine kadar ödemeleri varsa BK.84 maddesi gözetilerek ödeme tarihi itibariyle borçtan mahsup edilmeli ve toplam alacak 12 eşit takside bölünmelidir. Somut uyuşmazlıkta borçlu hakkında icra takibi mevcut olmasına rağmen yukarda belirtilen alacak kalemlerinin harç miktarına dahil edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-) İtirazın iptali davası aşamasında davacının 4822 sayılı Yasa gereğince başvurusu üzerine yapılan incelemede resen kat tarihinden sonraki sadece temerrüt faizi oranı anılan yasa ile belirlenen yasal faizi oranına çekilmiştir. Bu itibarla mahkemece resen ettirilen miktar üzerinden davacı BDDK lehine vekalet ücreti verilmesi gerekirken, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci ve ikinci bent gereğince temyiz olunan kararın davacı-karşı davalı BDDK yararına BOZULMASINA, 25.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy