(818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, yüklenici olan davalıların 15.9.1995 tarihinde kendisine bir daire sattıklarını, 1999 yılı Ağustos ayında meydana gelen deprem sırasında binanın ağır hasar görüp, duvarlarının yıkıldığını, dairesinin oturulamaz hale geldiğini, binanın boşaltıldığını, tespit yaptırdığını, kira kaybı dahil toplam zararının 12.300.000.000 TL. olduğunu ileri sürerek 12.300.000.000 TL. maddi ve 10.000.000.000 TL. manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, inşaatı sözleşme hükümlerine uygun olarak yaptıklarını, önemli hasar bulunmadığını depremin şiddetinin büyüklüğü karşısında kusurlarından söz edilemeyeceğini, beş yıllık zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalıların binanın duvar ve sıva harcında eksik çimento kullanmak suretiyle ayıplı inşaat yaptıkları, ayıbın meydana gelen depremle ortaya çıktığı, oluşan bu zarardan dolayı davacının manende zarara uğradığı gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu da esas alınmak suretiyle 5.576.000.000TL. maddi ve 2.000.000.000TL. manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- BK.49. maddesi hükmünce kişisel hakları zarar gören kimse manevi tazminat isteyebilir. Böyle bir kimseye bir miktar para ödenmesi, ruhsal acılarını kısmen de olsa giderme amacını güder. Yasadaki bu hüküm, malvarlığına ilişkin zararı kapsamaz. Gerçi malvarlığına yönelen bir eylem kişiyi az veya çok manevi üzüntüye düşürebilirse de böyle bir üzüntü, BK. nun 49. maddesi ile korunan kişisel hakların ihlalinden doğan bir eylem niteliğinde değildir. Hal böyle olunca deprem nedeniyle dairesinde oluşan hasardan duyulan üzüntüden dolayı manevi tazminata hükmedilemez. Mahkemenin bu hususu gözetmeden davalıları manevi tazminattan da sorumlu tutmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy