(4722 S. K. m. 1) (4787 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile evli olduklarını, ortak birikimleriyle taşınmazlar satın aldıklarını taşınmazlarda katkı payının olduğunu ileri sürerek şimdilik 5.000.000.000.-TL'nin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının katkısının olmadan taşınmazları kendi parası ile satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dava konusunun 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesine göre Aile Mahkemelerinin görevinde kaldığı sonucuna varılarak, davanın görev yönünden reddine, karar verilmiş bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davada evlilik birliği sırasında elde edilen ve müşterek hesapta değerlendirilen paraların yarısı talep edilmekte olup, dava tarihi itibariyle tarafların evli oldukları dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1. maddesinde de belirtildiği gibi, Türk Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği ve yapılan değişikliklerden önceki olayların hukuki sonuçlarına bu olayda hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Türk Medeni Kanunun mal rejimi ile ilgili hükümlerinde değişiklik yapan 4721 sayılı kanun 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, oysa bu dava 13.8.2001 tarihinde açılmıştır. 18.1.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde Aile Mahkemelerine MK. nun ikinci kitabında yazılı dava ve işleri bakmakla görevli kılmış ise de MK. nun ikinci kitabında eşler arasındaki mal rejimlerinin tasfiyesine ilişkin hükümler yer almış olup, eşlerden birini tasfiye isteyebilmesi için evlilik birliğinin ölüm, boşanma veya iptal sebebiyle sona ermiş olması veya tarafların bir sözleşme ile yeni bir mal rejimini seçmiş olmaları gerekmektedir. Oysa, somut olayda evlilik birliği devam ettiği gibi, taraflar sözleşme ile yeni bir mal rejimine de geçmiş değillerdir. Böyle olunca uyuşmazlık MK. nun istihkak ve BK. hükümlerine göre çözümleneceğine göre, mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy