(818 S. K. m. 46, 49, 53, 386)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı şirket, davalıların asılsız iddialarda bulunarak kendilerine bozuk motorin satıldığı iddiasıyla şikayetçi olduklarını ve maddi tazminat talebinde bulunduklarını, davalıların asılsız iddiaları nedeniyle ticari itibarının sarsıldığını ileri sürerek 4.000.000.000 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişler, birleşen davalarda ise, davacı-karşı davalı şirketten aldıkları motorinin bozuk olması nedeniyle araçlarında hasar meydana geldiğini ileri sürerek maddi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davacı şirket yetkililerinin ceza mahkemesinde beraat ettiği gerekçesiyle birleşen davaların reddine, 150.000.000 TL. manevi tazminatın davalı-karşı davacılardan alınarak davacı şirkete verilmesine, manevi tazminat yönünden reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 336.000.000 TL. vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak davalılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı-karşı davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı şirket davalıların asılsız iddialarla ticari itibarını sarstığını ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Dosya içinde bulunan belgelerden, davalıların şikayeti üzerine Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü tarafından davacı şirketten alınan motorin numunesinin yapılan tahlil sonuçlarına göre TSE standartlarına uygun olmadığının belirlenmesi sonucu davalıların davacı şirket hakkında maddi tazminat talebini içerir dava açtıkları ve ceza mahkemesinde de şirket yetkilileri hakkında kamu davası açıldığı ve ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki davalılar yasal şikayet haklarını kullanmışlar, araçlarında meydana gelen arıza nedeniyle davacı şirketten şikayetçi olmuşlardır. Davacı şirketin sattığı akaryakıttan Sanayi ve Ticaret il Müdürlüğünce alınan numunenin yaptırılan incelemesinde de TSE standartlarına uygun olmadığı bildirilince davalılar maddi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Davalıların yasal şikayet haklarını kullanarak araçlarında meydana gelen hasardan dolayı şikayetçi olmaları sonucunda alınan rapor doğrultusunda davalıların talepte bulunmaları davacı şirketin manevi şahsiyetini ve ticari itibarını zedeleyici bir davranış olarak değerlendirilemez. Davalıların bu davranışları davacı şirketin kişilik haklarına saldırı olarak da kabul edilemez. Ceza mahkemesinin beraat kararı da bu yönüyle sonuca etkili değildir. Mahkemece bu yön gözetilerek davacı şirket tarafından açılan manevi tazminat davasının tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
3- Davacı-karşı davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı-karşı davacıların açtığı dava reddedildiğine göre kendisini vekille temsil ettiren davacı şirket yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin bu hususu göz ardı ederek bu hususta her hangi bir karar vermemesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
4- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 2.fıkrasında manevi tazminat isteminin kısmen reddi durumunda karşı taraf yararına tarifenin 3. kısmına göre hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği belirtilmiştir. Mahkemenin değinilen bu hükmü göz ardı ederek davacı şirket aleyhine 336.000.000 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı, bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan hükmün 2 numaralı bent uyarınca davalı-karşı davacılar yararına, 3 ve 4 numaralı bentler uyarınca da davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy