(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı müteahhit tarafından inşa edilen binanın bağımsız bir bölümünü 5.2.1998 tarihinde davalıdan satın aldığını, dairenin süresinde teslim edilmediğini ve ayıplı imalatlar bulunduğunu ileri sürerek, eksik ve ayıplı imalatlar bedeli olarak 817.000.000 TL, teslimde gecikme nedeniyle 3.873 Euro ve branşman bedelleri için ise 250.000.000 TL'nın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 6.727.118.000TL'nın ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1. maddesinde, bu kanunun amacının kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemler almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek olduğu, 2. maddesinde bu kanunun 1. maddesinde belirtilen amaçla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsadığı belirtilmiş, 3. maddesinde ise alışverişe konu olan mesken amaçlı taşınmaz mallar da bu kanunun kapsamına alınmıştır. Adı geçen kanunun 23. maddesinde de bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir. Yapılan bu değişiklik mahkemenin görevine ilişkin usuli bir değişikliktir. Anılan yasada usule ilişkin bu hükmün uygulanabileceği zaman yönünden bir geçiş hükmüne yer verilmediğine göre, bu değişikliğin henüz sonuçlanmamış olan tüm davalarda uygulanması gereklidir. Bu durumda uyuşmazlık Tüketici Yasası kapsamında olup, Tüketici Mahkemesi davaya bakmakla görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına. peşin harcın istek halinde iadesine, 29.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy