(1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan Sultan Çakır'ın eşi, sair davalının ise kayınpederi olduğunu, kendisi yurtdışında olduğu için Türkiye'de taşınmaz satın alınması için davalı kayınpederine 30.7.1987 günlü vekaletname verdiğini, bilahare 11.6.1996 gününde davalıya azlettiğini, buna rağmen davalının, kendisine ilişkin taşınmazı sair davalı kızına satmış gibi göstererek Beyoğlu 26.Noterliğince 18.10.2001 gün 14013 yevmiye no.lu taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile Beyoğlu Piyale Paşa Mahallesi 5 kapı no.lu 280 ada/1540 parselde bulunan taşınmazdan 3-4-5 no.lu dairelerin vekaleten eşine satışının yapıldığını bildirerek, muvazaalı olarak yapılan ve vekaleti son bulmuş vekil tarafından yapılan sözleşmenin iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davacı tarafından taşınmazların 165.000.000.000.-TL olarak gösterildiği ve dava harcının bu miktar üzerinden yatırıldığını, taşınmazların bu kadar değerde olmadıkları gibi, iptali istenen satış vaadi sözleşmesinde satış bedelinin 6.000.000.000.-TL olarak gösterildiğini bildirerek, dava değerine itiraz ederek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüyle, sözleşmenin iptal edilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davasını açarken dava konusu taşınmazların değerini 165.000.000.000.-TL olarak belirterek, dava harcını da bu değer üzerinden yatırmıştır. Davalılar ise cevap dilekçeleri ile davanın dava dilekçesinde gösterdiği taşınmazların değerine itiraz ederek değerinin daha düşük olacağını belirterek, emlak beyannamelerinin esas alınmasını talep etmiştir. Mahkemece dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, davalılar davacının gösterdiği değere itiraz etmiş olduklarından, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın değeri belirlenip bu değer üzerinden harç alınması ve davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istem halinde iadesine, 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy