(818 S. K. m. 19, 219, 220, 221) (4077 S. K. m. 1, 8, 9)
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Davacı, davalı ile kapıdan satış niteliğinde olan Devre tatil sözleşmesi imzaladığını, sözleşme hükümlerin aleyhine olması nedeniyle ve cayma belgesi verilmediğini öne sürerek, sözleşmenin feshine ve her türlü kıymetli evrak ve senetlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cayma belgesinin verildiğini bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın, reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında kapıdan satış niteliğinde 30.3.2003 tarihli devre tatil sözleşmesi yapılmıştır. Davacı, usulüne uygun cayma bildirim belgesi verilmediğini belirterek bu davayı açmıştır. Davalı ise, sözleşme yapılırken verdiği cayma bildirim belgesini ibraz etmiştir. Bu belge TKHK' nın 9. maddesine uygun olarak düzenlenmiş olup, davacının imzasını taşımaktadır. Davacı daha sonra 26.5.2003 tarihli ihtarnameyi göndererek, sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir.
Devre tatil sözleşmeleri BK' nın 19/1. maddesine dayanılarak sözleşme özgürlüğü prensibi içinde yapılan sözleşmelerdir. Bu sözleşme BK' nın da düzenlenen sözleşme tiplerinden biri olmadığından atipik sözleşmelerdir. Atipik sözleşmelerin devre tatil sözleşmeleri ile ilgili olanları ise yasanın tanımladığı değişik akit tiplerini kapsadığından (hizmet, kira, vekalet, satış) karma sözleşmeler olarak, taraflar arasında yukarıda açıklanan tanıma uygun olarak 30.3.2003 tarihinde sözleşme yapıldığı tarafların iddia ve savunmaları ile ibraz edilen belgeler gözetildiğinde bu sözleşmenin kapıdan satış niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. 4077 Sayılı Yasanın 1. maddesinde kanunun amacının ekonominin gereklerine ve konu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek olduğu anlaşılmaktadır. Şu haliyle tüketici kanununda yer alan hükümler buyurucu nitelikte olup, tarafların sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde imzalayacakları sözleşmelerin yasanın bu buyurucu hükümlerine aykırı olmaması gerekir. Taraflar arasında yapılan devre tatil sözleşmesi yasanın tanımını yaptığı 8 ve 9. maddelerinde belirlenen kapıdan satış niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Kapıdan satışlar işyeri, fuar, panayır gibi satış mekanları dışında önceden mutabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlar olarak tanımlandıktan sonra, aynı yasa maddesinde bu tür satışlarda tüketicinin 7 günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmekte serbest olduğu vurgulanmıştır. Yasanın 9. maddesi satıcının hazırladığı sözleşme, fatura veya tesellüm makbuzu ile birlikte, en az 12 punto siyah koyu harflerle yazılmış ve içeriği yasada açıklanan cayma belgesini vermeyi satıcıya yükümlülük olarak getirmiştir. Somut olayda satıcının davacıya cayma bildirim belgesini verdiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır.
Burada üzerinde durulması gereken konu, bu tür satışlarda yasanın 8/2. maddesinde kararlaştırılan cayma hakkının ne zaman başlayacağının tespitinin yönü üzerinde durmak gerekir. Az yukarda açıklandığı gibi satışın tecrübe ve muayene koşullu olduğu açık ve belirgin olduğuna göre, cayma süresinin malın teslimi ile, sözleşmenin aynı tarihte yakılması durumunda sözleşmenin düzenlendiği tarihten, malın tüketiciye teslimi sözleşmenin düzenlendiği tarihten sonra ise malın teslim tarihinden, mesafeli satışlarda malın tüketiciye ulaştığı tarihten, hizmet edimlerinde ise hizmet ediminin tüketiciye ifa edildiği anda işlemeye başlaya cağının kabulü gerekir. BK'nın 219-221. maddelerinde tecrübe ve muayene şartlı satım, alıcının malı tecrübe ve malı muayene edip tasvip etmesi irade şartına bağlı olarak yapılan satım olarak tanımlanmıştır. 4077 Sayılı Yasanın 8. maddesinde düzenlenen satışlar ile BK'nın anlamında tecrübe ve muayene şartıyla satışlardan olup, burada sözleşmeden dönme, hiçbir objektif koşula bağlanmamış, tamamen tüketicinin iradesine bırakılmıştır. Sözleşmenin taraflarca imzalanması ile cayılıp cayılmayacağının bildirilmesi arasında sözleşme henüz hükümlerini doğurmaz. Sözleşmenin hükümleri bu aşamada askıda olup, tüketici bu süre içinde caymazsa sözleşme başladığından itibaren hükümlerini doğurur, cayması halinde başlangıcından itibaren hüküm doğurmaz.
Taraflar arasındaki sözleşmede kullanılacak haftanın 8. hafta olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Ancak bu haftanın sözleşmenin düzenlendiği tarihten sonraki 8. hafta mı, yoksa yılın 8. haftası mı olduğu açık ve belirgin değildir. Sözleşmenin 31.12.2002 tarihinde sona ereceği kararlaştırıldığına göre bu haftanın yılbaşından itibaren 8.hafta olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca 8. hafta sözleşme tarihine göre geçmiş olup, davacı istifade de etmemiştir. Mahkemece davanın kabulü gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 11.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy