(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101) (1086 S. K. m. 438)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı belediyenin düzenlediği ihale sonucunda şehir temizliği ve çöplerin nakli işini üstlendiğini, işin tamamlanmasından sonra işin kesin kabulünün yapılarak hak edişin ödenmesi için talepte bulunduğunu, ancak hak ediş bedelinin ödenmediğini ve takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, temerrüde düşürülmediklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle takip konusu alacağa 17.7.1999 gününden itibaren ve kanuni faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazla isteğin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen emanet iş sözleşmesinde hakedişlerin bir defada taşeronun emanet komisyonuna vereceği dilekçe üzerine düzenleneceği, üstlenici tarafından imalatın tamamlanmasını müteakip geçici ve kesin kabulün yatırılıp raporun idareye ibraz edileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede yer alan bu hüküm, işin bitiminden sonra yüklenici alacaklının talebi üzerine davalı tarafından yaptırılacak tahakkukun yaptırılmasına yönelik olup, alacağında bu tarihte muaccel olacağına yöneliktir. Davacı, davalıya yazdığı 2.7.1999 günlü yazı ile geçici ve kesin kabulün yapılarak hak edişinin hazırlanmasını ve ödenmesini istemiştir. Davacının bu talebi üzerine borç muaccel hale gelmiştir. BK.nun 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Oysaki davacının yukarda açıklanan 2.7.1999 günlü yazısının dışında davalıya hitaben çekilen bir ihtarname mevcut değildir. Bu itibarla davalı borçlu ancak icra takip tarihi itibariyle mütemerrit duruma düşmüştür. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek faizin başlangıç tarihinin icra takip tarihi yerine 17.7.1999 tarihi olarak esas alınması usul ve kanuna aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci fıkrasının üçüncü satırında yer alan (alacağa 17.7.1999 tarihinden) söz ve rakamlarının karardan çıkartılarak yerine aynen (6.696.329.656 TL asıl alacağa icra takip tarihinden) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 152.500.000 liranın temyiz edenden alınmasına, 21.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy