(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı banka, davalının kredi kartları borçlarını ödeyemediğini, hesabının kat edilerek ihtarla borcunun tamamının ödenmesi istendiği halde ödememesi üzerine davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine kısmi itirazda bulunduğundan itirazının iptali ile icra inkar tazminatı istemiştir.
Davalı, 4822 sayılı Kanundan faydalanmak için davacı bankaya başvurduğunu, ödeme planı çıkartıldığını, icra dosyasında ödemelerinin bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının süresi içerisinde 4822 sayılı kanundan faydalanmak için başvurduğu akabinde ödeme planı çıkartılarak, icra dosyasında davalının yaptığı ödemelerin 4822 sayılı kanuna uygun olup olmadığı ve gerçek borcunun tespiti için bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın fazla ödemeleri nedeniyle davanın konusuz kaldığına ve hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davalının davacı bankadan aldığı kredi kartları kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle, 4077 sayılı yasada değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanması davası olup mahkemece, temerrüt tarihindeki asıl alacak akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık % 50 faiz uygulanarak bulunan toplam alacağa 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretinin borca ilave edilmesi, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde nazara alınarak ödeme tarihleri itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki anaparadan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı belirlenmesi gerekirken dairemizin uygulamalarına uygun düşmeyen masrafları hesaba katmayan bir kişi raporuna itibar edilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece açıklanan hususlar gözönünde tutularak bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy