(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, mülkiyeti davalı Y
A
'ya ait olan aracı galerici olan diğer davalı M
D
'den 12.10.2000 tarihli harici sözleşme ile satın ve teslim aldığını, 30.10.2000 tarihinde de davalı M
'in diğer davalının vekili sıfatıyla kat'i satışını yaptığını, kendisine ve notere ibraz olunan aracın borcunun olmadığına dair belgeye rağmen aracın malikinin ve aracın vergi dairesine borçlu olduğunun anlaşıldığını, davalıların vergi dairesine olan borcu ödememeleri nedeniyle aracı kendi adına tescil ettiremediğini, satış bedeli ve işlemiş faizin tahsili için davalı M
aleyhine yaptığı icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek 12.10.2000 tarihli harici satış sözleşmesi ile 30.10.2000 tarihli kat'i satış sözleşmelerinin iptali ile icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı Mehmet, satış tarihi itibariyle aracın her hangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, noter evrakının düzenlendiği sırada dava konusu araç üzerinde haczin uygulanmış olduğu, davacının vekaleten satış yapan davalı M
hakkında icra takibi yaptığı diğer davalı Y
A
aleyhinde icra takibi yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı M
D
arasında 12.10.2000 tarihli harici sözleşme ile davalı M
'in davaya konu aracı davacıya satıp bedeli olan 1.760.000.000TL.nı aldığı ve daha sonra davalı M
'in diğer davalının vekili sıfatıyla aracın kat'i satışını 30.10.2000 tarihinde davacıya yaptığı taraflar arasında ihtilafsızdır. Dosya arasında bulunan 02.10.2000 tarihli vergi dairesince düzenlenen belgede dava konusu aracın Aralık 2000 ayı sonuna kadar olan motorlu taşıtlar vergisinin ödendiği, devir veya satış yapılabileceği bildirilmiştir. Ne var ki dosya arasına konulan trafik müdürlüğü ile Mal Müdürlüğü'nün yazılarından aracın 2000 yılında tahakkuk eden 396.000.000TL. para cezasının bulunduğu ve ayrıca davalı Y
A
'nın 15.9.1999-10.10.2000 tarihleri arasında tahakkuk eden 5.718.400.000TL.lık vergi borcundan dolayı 6.12.2001 tarihinde trafik müdürlüğüne haciz bildirisinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki 12.10.2000 tarihli harici sözleşme geçersiz olup, geçersiz sözleşme uyarınca taraflar birbirlerine aldıklarını iade ile mükelleftirler. 30.10.2000 tarihli sözleşme noterde düzenlendiği için geçerli ise de, aracın üzerinde kayıt malikinin vergi borcundan dolayı haciz bulunması ve bu borcun davacıdan gizlenmesi nedeniyle satışın hukuki ayıplı olarak yapıldığının kabulü gerekir. Bu itibarla davacı geçersiz olan harici sözleşme ve 30.10.2000 tarihli kat'i satış sözleşmesi ile bağlı değildir. Bu nedenle davacı sözleşmelerin iptali ile ödediği bedeli geri isteme hakkına sahiptir. Ne var ki davacı icra takibinden önce davalıları temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmediği için icra takibinden öncesi için işlemiş faiz talebinde bulunamaz. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek sözleşmelerin iptaline icra takibine vaki itirazın asıl alacak üzerinden iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle isteğin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy