(4721 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, dava konusu taşınmazın ilk olarak 1.8.1990 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığını, 1.1.1998'de yapılan yeni kira sözleşmesi ile aylık 60.000.000 TL.dan 10 yıl süreyle sözleşmenin yenilendiğini davalının 1.1.2002 tarihinden itibaren aylık 390.000.000 TL. kira parası ödediğini,bu miktarın çok düşük kaldığını ve kira sözleşmesinin kendileri için çekilmez hale geldiğini, edimler arasındaki dengenin kendileri aleyhine bozulduğunu ileri sürerek aylık kiranın uyarlama yolu ile 1.1.2002 tarihinden itibaren 6.500.000.000 TL.na çıkartılmasını istemişlerdir.
Davalı, sözleşme uyarınca artışların yapıldığını, uyarlama koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle aylık kiranın dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2.000.000.000 TL. olarak uyarlanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının davacılara ait mecurda 1.1.1998 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olarak bulunduğu taraflar arasında ihtilaflı değildir. Taraflar arasındaki ihtilaf, davalı tarafından ödenen kira parasının günün ekonomik koşulları altında çekilmez hal alması ve böylece işlemin temelinin çökmesi olgusuna dayalı kira parasının uyarlaması isteğine ilişkindir. Taraflar arasında aktedilen 1.1.1998 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde, davalının 1980 yılından beri kiracı olduğu, 1.8.1990 başlangıç tarihli ve 10 yıllık kira sözleşmesinin feshedilerek değişen koşulara uygun olarak bu sözleşmenin aktedildiği belirtilmiş ve ayrıca takip eden yıllarda kira parasının %30 artırılacağına dair intibak hükmü kararlaştırılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, sözleşme yapılırken kararlaştırılan aylık 60.000.000 Tl. kira bedelinin tarafların iradesine uygun olduğu ve sözleşme tarihindeki olağan raici yansıttığının kabulü zorunludur. Uyarlama yapılabilmesi için, edimler arasındaki dengesizliğin iki taraftan kaynaklanmayan ve yine iki taraftan beklenmeyen mücbir sebeplerden ileri gelmesi gereklidir. Davacıların murisi uzun yıllardır ülkemizde yüksek enflasyon olgusunun bulunduğunu, Türk lirasının yabancı ülkelerin para birimleri karşısında değer kaybettiğini bilebilecek durumdadır. Bu itibarla yüksek enflasyon olgusu ve diğer ekonomik koşullar sözleşmenin uyarlanması için mücbir sebep oluşturmaz. Kaldı ki, taraflar, sözleşmede %30 oranında artış yapılacağına dair intibak hükmü de kararlaştırmış bulunmaktadırlar. Davacıların murisi ile davalılar arasında imzalanan 1.1.1998 başlangıç tarihli son sözleşmede sözleşmenin değişen koşullara uygun olarak aktedildiği belirtilmiş ve taraflar serbest iradeleri ile %30 oranındaki artırımı kabul ederek bu orandaki artışın yeterli olacağını kabul etmişlerdir. Öte yandan bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, esas alınan ekonomik verilere göre davacı aleyhine bir dengesizlik oluşmadığı da anlaşılmaktadır. Tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesi ve davanın kira tespit davası olmayıp, uyarlama davası olduğu da gözetildiğinden uyarlama koşullarının bulunmadığının kabulü gereklidir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, boş olarak ve yeniden kiralanması halinde getirebileceği kira miktarına ilişkin bilirkişi değerlendirmesine itibar edilerek kısmen kabulüne karar verilmiş bulunması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy