(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan sözleşme ile daire satın aldığını, 15.5.2000 tarihinde haricen düzenlenen sözleşme ile gayrimenkulün satış tarihine kadar doğmuş elektrik, su, Emlak Vergisi, Çevre Temizlik Vergisinin satıcıya ait olduğunun kararlaştırıldığını, ancak davalının edimini yerine getirmediğini, satış tarihinden önceki döneme ilişkin bu borçları ödediği gibi, ayrıca davalının eve kaçak elektrik bağlattığının anlaşıldığını, bu nedenle elektrik projesi çizdirip ek sayacı olarak abone olabildiğini, alacağının ödetilmesi için girişilen takibin devamını ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, itirazın kısmen kabulü ile 416.700.000 TL asıl alacak için yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, işlemiş faiz olmadığına, takip tarihinden itibaren uygulanacak faiz oranının yasal faiz olup, % 60 olduğunun tesbitine, alacak likit kabul edilmediğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazının reddi gerekir.
2- Davacının temyizine gelince; davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilen taşınmazın usulüne uygun elektrik bağlantısının olmadığı ve davalı tarafından kaçak olarak elektrik kullanıldığı, davacının satın aldıktan sonra TEDAŞ'a müracaat ederek aboneliği adına almak istediğinde kendisinden elektrik abonesi yapılabilmesi için mevcut saatin kabul edilmeyip, yeniden elektrik saati ve akım rölesi aldırıldığı, ayrıca davacının elektrik proje çizim ücreti ödemek zorunda kaldığı, bir de elektrik tesis iştirak bedeli ödediği dosya kapsamı ile sabittir. Davacı taşınmazı satın alırken elektriği bağlı bir daire aldığını düşündüğü halde ve davalıda bu şekilde teslim ettiğine göre, davacı bu masrafları yapmak zorunda kaldığından, davacının bu yöne ilişkin masraf kalemlerinin kabulü gerekirken, aksi yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
3- İİK.nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy