(4822 S. K. Geç. m. 1) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı bankanın vermiş olduğu kredi kartı nedeniyle borcunu ödeyemediği için hakkında icra takibine girişildiğini, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı kanunun geçici 1. maddesi gereğince ödeme olanağından yararlanmak için davalı bankaya 26.3.2003 tarihinde başvurduğunu, borcun fahiş olarak hesap edilerek ödeme planı çıkarıldığını, ödemeleri olduğunu, ileri sürerek bakiye borcunun yeniden hesaplanmasına, karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hesaplamanın azalan bakiyeye göre yapıldığını, bakanlığın tebliği geçici 1. madde hükmüne, Borçlar Hukuku Genel hükümlerine ve yasaya aykırı olduğunu, bağlayıcı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, icra takibine konu borcun 1.033.986.330 olduğu ve 26.3.2003 tarihinden başlayan 86.165.527 liralık taksitlerle ödenmesine, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin net olarak indirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dava tarihinden sonra yapılmış olan ödemeler, infaz sırasında gözetilip mahsup edilebileceğine ve yasada protokole uymayan ya da ilk taksiti yatırmayanın bu yasadan yararlanamayacağına dair bir düzenleme bulunmadığına göre davalı bankanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dava, davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle 4077 sayılı yasada değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanması için açılmıştır. Davacının temerrüde düştüğü ihtilafsızdır. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda borç miktarı, davalı bankanın kat ihtarında 27.2.2002 tarihi itibariyle bildirdiği ana paranın %50'si, ana paraya ilave edilerek miktar 12'ye bölünerek taksitlendirme belirlenmiş ise de hesaplama yukarıda anılan yasaya ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü'nün genelgesine uygun düşmemiştir. Oysa 27.2.2002 temerrüt tarihinden itibaren asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına, başvuru tarihine kadar yıllık % 50 gecikme faizi uygulandıktan sonra Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmak, icra takibi nedeniyle vekalet ücreti, tahsil harcı ve icra takip masrafları da ilave edilmek suretiyle bulunan miktardan, var ise bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde B.K. 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihleri itibariyle borçtan mahsup edildikten sonra bulunan alacak tutarının 12 eşit takside bölünmesi gerekirken bu hususlar göz önüne alınmaksızın eksik olarak hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy