(4077 S. K. m. 6, 10) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan Neşe Yener'in 31.5.2002 tarihli sözleşme ile kullandığı ihtiyaç kredisine ait taksitleri ödemediği için hesabın kat edilip icra takibine girişildiğini, takibe borçlu davalı ve kefil olan diğer davalının itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ekonomik sebeplerle borçlarını ödeyemediklerini, davacının fahiş faiz istediğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme ve ihtarın geçersiz olduğundan bahisle icra takip tarihi itibariyle ödenmeyen taksit tutarı olan 1.466.029.380 TL üzerinden itirazın iptaline, %40 inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4822 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden önce 31.5.2002 tarihinde alınan tüketici kredisinin taksitlerinin ödenmemesinden kaynaklanmaktadır. Davalı ilk taksiti ödeyip sonraki üç taksiti ödemeyince davacı banka tarafından 16.10.2002 tarihinde gönderilen ihtarname ile temerrüde düşürülmüş olup borcun ödenmemesiyle başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine iş bu davayı açmıştır. Hal böyle olunca; somut olaya uygulanması gereken kanun 4077 sayılı kanunun 10. maddesinden kaynaklanmakta olup bu madde hükmünün uygulanması gerekir. Taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin temerrüt faiz oranları ve kredi borcunun muacceliyeti başlıklı 10. maddesinde ayrıntılı bentler halinde düzenleme yapılmış, borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları da yine aynı kararlaştırmada yer almıştır. Bu itibarla sözleşmedeki kararlaştırma kanunun 10. maddesi gereğince tarafları bağlar. Uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Kredi sözleşmesinin 10.2 maddesinde .....geri ödeme planında gösterilen taksitlerden herhangi ikisinin vadesinde ödenmemesi ...halinde hiçbir bildirime protesto ve diğer yasal işleme gerek kalmadan banka söz konusu borcu muaccel kılmaya yetkilidir. Banka muaccel olan alacağın tamamını borçluya bildirir ve ödenmesini ister kararlaştırması bulunduğuna göre uygulama imkanı bulunmayan 4077 sayılı yasanın 6. maddesinin kıyasen olaya uygulanması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelere göre temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy