(818 S. K. m. 101) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı iki adet kredi kartının kullanımı sonucu oluşan borcunu ödeyemediğini, davalının kredi kartlarını iptal ettiğini, 4822 sayılı yasadan yararlanmak için davalıya başvurduğunu, davalının hesapladığı miktarı kabul etmediğini ileri sürerek gerçek borç miktarının tespitini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davacının davalıya 14.3.2003 günü itibariyle 7.718.820.180 TL. borçlu olduğunun tespitine, bu borcun 12 taksit halinde her bir taksitin 643.235.015 TL. olarak ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle, 4077 sayılı yasada değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanması için açılmıştır. 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanabilmek için, her şeyden önce borcun kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi ve bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması ve nakit para çekmesinden kaynaklanmalıdır. Ayrıca kredi kartını kullanan tüketicinin, bu yasanın yayınlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve yasanın yayınlandığı tarihten itibaren 30gün içinde kredi kartı veren kuruluşa yazılı başvurusunun bulunması gerekir.
Yasanın uygulamasında öncelikle temerrüt tarihinin belirlenmesi önemlidir. Kural olarak Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine göre, kesin vadeli sözleşmelerde temerrüt tarihi sözleşmede belirtilen günün hitamı ile gerçekleşir. Banka tarafından gönderilen son hesap özetinde ödeme günü belirtilmekte ise de, bu ödeme gününde borcun tamamı değil belli bir kısmının ödenmesi gerektiği bildirildiğinden, borcun tamamının ödenmesi gerektiği bildirilmediğinden, kredi kartı borçları, Borçlar Kanunu'nun 101/2. maddesinde öngörülen, miktarı önceden belli olan kesin vadeli borç niteliğinde değildir. Bu nedenle kredi kartı borçlarında temerrüt tarihi bakımından, anılan maddenin uygulanması mümkün değildir. Kredi kartının bu özelliği nedeniyle, borçlunun temerrüdü, banka tarafından akdi ilişkinin sona erdirilip hesap kat edildikten sonra, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmiş ise, bu sürenin bitiminden şayet ihtarname borçlunun adresini değiştirmesi ve bu değişikliği de bankaya bildirmemesi nedeniyle tebliğ edilememiş ise tebligatın iade edildiğine dair şerhin verildiği tarihten itibaren oluşur. Banka tarafından kredi borçlusuna ihtarname gönderilmemiş ise, kredi borçlusunun gönderilen son hesap ekstresinde belirtilen tarihte istenen asgari miktarı ödememesi nedeniyle, bu tarih itibariyle ödenmeyen kredi kartı borcu icra takibi aşamasına geldiğinden, bankaca hesabın kat edildiği tarih, şayet hesap kat edilmemiş ise, gönderilen son hesap ekstresindeki belirtilen ödeme tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü gerekir. Bu şekilde belirlenecek temerrüt tarihindeki, asıl alacak Ú akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanacaktır. Bu biçimde oluşan toplam alacağa 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına yıllık %50 gecikme faizi uygulandıktan sonra, Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmak, varsa icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve faizin Banka Sigorta Muamele Vergisini borca ilave etmek, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde, Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki ana paradan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Somut olayımızda davacının, 4822 sayılı yasanın yayımlanmasından önce davalı bankanın gönderdiği 21.9.2002 günlü ihtarın davacının adresinden ayrılması nedeniyle tebligatın iade edildiğine ilişkin şerhin verildiği 1.10.2002 tarihinden itibaren verilen 24 saatlik sürenin dolması ile davacının 3.10.2002 gününde temerrüde düştüğü, hakkında 1.11.2002 tarihinde icra takibine geçildiği, davacının 4822 sayılı yasadan yararlanmak amacıyla 28.3.2003 tebliğ tarihli ihtarnamesiyle davalıya başvurduğu, davalının 15.4.2003 tarihinde gönderdiği telgraf ile 15.5.2003 tarihinden itibaren 12 ay süre ile kredi kartlarından birisi için 776.921.759 TL. diğeri içinde 42.992.636 TL. ödemesi gerektiğinin bildirildiği, davacının 15.5.2003 gününde talep edilen ilk taksitleri ödediği toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, az yukarıda açıklanan ilke ve esaslar birlikte değerlendirilerek davacının gönderilen kat ihtarnamesiyle temerrüde düştüğü 3.10.2002 tarih itibariyle ihtarnamede toplam borç miktarı olarak gösterilen 6.736.984.516TL.na bu tarihten davacının davalıya başvurduğu 28.3.2003 tarihine kadar geçen süre içerisinde %50 faiz uygulanmalı, böylece davacının davalı bankaya başvurduğu tarih itibariyle borç miktarı belirlenmeli, belirlenen bu miktara BSMV, icra masrafları, tahsil harcı ve avukatlık ücreti gibi masraflar da eklenmek suretiyle borç ve alacak durumu bilirkişiden alınacak ek bir raporla belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Bu hususların gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy