(4822 S. K. geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımı sonucu oluşan borcunu ihtilaflı olması nedeniyle ödemediğini, davalının ihtarname gönderip, daha sonra da hakkında icra takibi başlattığını, 4822 sayılı yasadan yararlanmak için süresi içerisinde davalıya başvurduğunu, davalının talebini kabul etmediğini ileri sürerek 4822 sayılı yasa gereğince borç miktarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bildirilen borcun ilk taksidini ödemediğini savunarak davanın reddini dilemiş, birleştirilen davasında da davacı-davalıya karşı başlattığı icra takibinin itiraza uğradığını ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak davacının davalıya 2.084.418.435 TL. borçlu olduğunun tespitine, bu paranın 173.701.536 TL.lık taksitler halinde 12 taksit halinde ödenmesine, davacının açtığı dava ile taraflar arasındaki uyuşmazlık giderildiğinden davalı- birleşen davanın davacısının davası hakkında karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı-birleşen davanın davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-birleşen davanın davacısının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı, davacıya gönderdiği 10.7.2001 tarihli ihtarnamesi ile 1.117.926.110 TL. olan kredi kartı harcama bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin fesh edildiğini, 1.117.926.110 TL. borcun 7 gün içerisinde ödenmesini bildirmiş; bu ihtarname 21.7.2001 gününde tebliğ edilmiştir. Bu durumda verilen 7 günlük sürenin dolmasıyla 29.7.2001 tarihi itibariyle davacının temerrüde düştüğünün kabulü zorunludur. Öyle ise mahkemece, davacının temerrüde düştüğü tarihte ihtarnamede borç miktarı olarak gösterilen ve itiraza uğramayan 1.117.926.110 TL.na bu tarihten davacının davalıya başvuru tarihine kadar geçen süre içerisinde %50 faiz uygulanmalı, böylece davacının davalıya başvurduğu tarih itibariyle borç miktarı belirlenmeli, belirlenen bu miktara BSMV, icra masrafları, tahsil harcı ve avukatlık ücreti gibi masraflar da eklenmek suretiyle borç ve alacak durumu bilirkişiden alınacak ek bir raporla belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemenin bu hususu gözardı ederek son hesap ekstresindeki tarihten 4822 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 14.3.2003 tarihine kadar geçen süreye ilişkin olarak hesaplama yapan bilirkişi raporunu esas alması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy