(818 S. K. m. 73, 392) (1086 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazdığı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin annesi G.N.Y'nin 14.11.2000 tarihinde vesayet altına alındığını ve vasi olarak da müvekkilinin atandığını, mahcurenin harcamalarının karşılanması için 28.9.2001 tarihli vesayet makamının kararı ile mahcurenin Ankara Keçiören'deki 15 parsel sayılı taşınmazının satışı için vasi olan müvekkiline yetki verildiğini, müvekkilinin de bu yetkiye dayanarak taşınmazı satması için Beyoğlu noterliğinin 28.5.2001 tarihli vekaletnamesi ile davalılar murisi A,R.Y'e vekalet verdiğini, vekilin taşınmazı 111.000.000.000 TL ye sattığını, ancak satış parasını vermediğini ve 7.10.2003 tarihinde vefat ettiğini ileri sürerek şimdilik 60.000.000.000 TL.nin mirasçı olan davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir
Davalılar, yetkili mahkemenin ikametgahı mahkemesi olan Ankara mahkemeleri olduğunu beyanla yetki itirazında bulunmuş, esas yönden de davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş: Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hukuki niteliği bakımından Borçlar Kanununun 392. maddesine dayanan vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır. Bu durumda davalılar murisi olan vekilin bu yasal edimini alacaklı müvekkilinin, yani davacının hesap verme zamanında mukim olduğu yerde, değişik bir deyimle ikametgahında hesap vermek yükümlülüğündedir. Davanın konusu para alacağının ödetilmesi isteğine ilişkin olup BK'nun 73 ve HUMK'nun 10. maddeleri hükmü uyarınca bu nevi davaların alacaklının ikametgahı mahkemesinde de açılabileceği kabul edilmiştir. Davacı Beyoğlu'da oturduğuna göre Beyoğlu mahkemeleri davaya bakmaya yetkilidir.
Öyle ise mahkemece yetki itirazının reddine karar verilerek işin esası incelenmeli ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın talep halinde iadesine, 06.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy