(818 S. K. m. 107)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, yapılan ihale ile davalının 2.000.000 adet yumurta teminini yükümlendiğini ve 12.06.2000 tarihinde sözleşme yapıldığını, davalının % 28 oranında taahhüdünü yerine getirdikten sonra kalan taahhüdünden vazgeçtiğini bildirdiğini ve sözleşmenin feshedilerek, kalan yumurtayı dava dışı Tüzün şirketinden daha fazla bir bedelle satın almak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, idare zararı 9.376.250.000. TL.nın ihale tarihinden faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından 10 gün süreli ihtar çekilmeden sözleşmenin feshedildiğini, teminatın da irad kaydedildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, oluşan idare zararından paraya çevrilen teminat tutarı 3.118.800.000 TL mahsup edilerek kalan 6.257.450.000 TL.nın dava tarihinden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arısındaki sözleşme, 12.06.2000 tarihinde düzenlenmiştir. Davalı şirketin ihale konusu yumurtanın % 28'ini davacıya teslim ettiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Ne var ki, davalı şirket 15.08.2000 tarihli dilekçe ile davacıya müracaat ederek, fiyatların artmasından dolayı ihalenin tek taraflı olarak iptal edilmesini istemiş ve bu isteği 22.8.2000 tarihinde davacı idare tarafından kabul edilerek, ihalenin feshine ve teminatın irad kaydına karar verilmiştir. Davalı kendisi ihalenin iptal edilmesini istediğine göre, davacı idare tarafından davalıya yeniden 10 gün süre verilerek edimini yerine getirmesini isteyerek ve sonra sözleşmenin iptaline karar verilmesi gereği ortadan kalkmıştır. Kaldı ki, borçlar kanununun 107. maddesinde açıklandığı gibi borçlunun hal ve vaziyetinden ihtarın gereği de ortadan kalkmıştır. Borçlu davalının açıkça sözleşmenin iptalini istemesi ile ihaledeki yükümlülükleri de ortadan kalkmaz. Bu nedenle irad kaydedilen teminat mahsup edilmeden karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının tüm davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy