(1086 S. K. m. 433)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı esas ve karşı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı(karşı davalı) tarafından duruşmalı, davalı-karşı davacı tarafından duruşmasız avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vekili avukat Hakan Vural gelmiş, sair taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalıya ilişkin taşınmazda 20.01.1998 günlü kira sözleşmesi ile kiracıyken 26.03.2001 gününde keşide ettiği ihtarname ile 20.05.2001 tarihi itibariyle kira sözleşmesinin feshedilerek mecurun tahliye edileceğini bildirdiğini, belirtilen tarihte mercuru sözleşme şartlarına uygun olarak teslime hazır durumda getirdiğini, tahliye ettiği durumda davalının anahtarı teslimden imtiza ettiğini, depozitoyu da iade etmediğini ileri sürerek 5000 DM depozitonun tahliye tarihi olan 20.05.2001 gününden itibaren işleyecek %10 temerrüt faizi ile birlikte fiili ödeme yönündeki Merkez Bankasının DM satış kuru üzerinden davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunarak, karşı davasında mecurun 03.07.2001 gününde anahtarı teslim edilerek tahliye edildiğini, iki aylık kira bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 3600 DM.nin davacı-karşı davalıdan 20.05.2001 gününden itibaren işleyecek %10 temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece 5000 DM depozito parasının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan dava gününden itibaren kanuni faizi uygulanarak tahsili ile davacı tarafa verilmesine, karşı davanın kabulü ile 3600 DM 2 aylık kira olacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan dava gününden itibaren kanuni faizi ile tahsiline ve davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalının temyiz talebinin reddi gerekir.
2- Davalı-karşı davacı vekiline mahkeme kararı 02.04.2004 gününde tebliğ edilmiş; bu gün itibariyle davalı-karşı davalı vekili yasada belirtilen 15 günlük süre içinde kararı temyiz etmemiştir. Bu defa davacı karşı davalının temyiz dilekçesi 27.04.2004 gününde tebliğ edilmiş, davacı karşı davalı hükmü temyize cevap dilekçesi ile birlikte 10.05.2004 gününde temyiz etmiştir. HUMK. nun 433. maddesinin 2. bendi uyarınca bu gibi hallerde temyiz süresi temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren 10 gündür. Kanun da belirtilen üre 07.05.2004 günü mesai saatinin bitiminde son bulmaktadır. O sebeple süresi geçtikten sonra verilen davalı-karşı davacının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1. bendde açıklanan sebeple davalı-karşı davalının, 2. bentte açıklanan sebeple davalı-karşı davacının temyiz talebinin REDDİNE, davalı karşı davacının temyiz dilekçesi reddedildiğinden yatırdığı 46.000.000 TL peşin harcın iadesine, 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy